Yaşar Adıyaman
  28-08-2020 09:09:00

Ey Sır

ey sır
şaşkın ördek gibi dalmışsın
takatin yok anladım
paylaştıkların zul olmuş
biliyorum,
ey sır
dilden düşmüşsün dile
cevher değilsin artık
biliyorsun,

ey sır
incinen günahlar gibisin
ömürden gidiyorsun
biliyorum,
kaderi bilinmeyen gelincik
suyun kokusuna hasret
sır değil bu biraz da esaret
susamış bir nehir
söylemeye akmış bir asır
şimdi düşüncede kalan sır
seni konuştum seni
bakır bir tepsiye
bir bardak çay ile sırdaşım
unuttum seni
ey sır

ey sır
seni yalnızlığıma sakladım
koynumda büyüttüğüm ihanet
yüzümde söndürdüğüm ateş
ahdıma içtiğim küfür
anlık anılarıma cinnet
sürgüyü yüzüme sür
dilim açık yara
seni konuşamam seni
ölüm kadar beni ara
ey sır

ey sır
beyaz kanatlarını göğe vuran
güvercinlerin sessizliği içimde
geceye sığınmakta yıldızlar
dört duvar ve gece yarısı
bilmediğim bir kahır
gözlerim denize nazır
ay şavkında seni uyuttum
mum ışığında uyandım
nerde isen orada kal
ey sır

.....yaşar adıyaman

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI