Bugun...

Anne sen bana mi yoksa kendine mi üzülüyorsun?

 Tarih: 16-01-2018 21:14:00
Pınar Holt

Yarıyıl tatiline girerken bir annenin kızının aldığı notlarıyla imtihanı

 

Merhaba,

 

Kısa bir süre önce kızım yanıma geldi ve sana 1 şey söyleyeceğim diyerek, kulağıma eğildi ve matematik sınavından aldığı o yüksek notu fısıldadı. Notu duyunca kulaklarıma inanamadım. Kızım ilk defa bu kadar yüksek bir puan almıştı. İlk önce şaka yaptığını düşündüm, şaka değilmiş. Şaka olmadığına kanaat getirince bu sefer bir anda çığlıklar atarak, hoplamaya, zıplamaya başladım evin içinde. Kızım gayet serinkanlı bir şekilde ‘Anne istersen abartmayalım’ deyince sevincim kursağımda kalarak oturdum.

 

Bu sefer oturduğum yerden kızıma; ‘Çok sevindimler, kutlarımlar, bak işte çalışınca nasıl başarıyorsunlar, sen çok başarılı bir çocuksunlar, seninle gurur duyuyorumlar, bunu kutlamalıyızlar’ benle beraber uçuşuyor havalarda... Baktım kızım da hiçbir tepki yok! ‘Anne sadece matematikten yüksek puan aldım sanki çok önemli bir şey olmuş gibi niye abartıyorsun?!’ deyince sustu ama beni tutmak ne mümkün! Bu seferde kendi kendime, konuşmaya başladım. İçimden! ‘Allah’ım şükürler olsunlar, bu günleri de gördümler, maşallahlar, daha iyileri olsun inşallahlar...’

 

Neyse 1 hafta sonra kızım yine yanıma geldi ‘Anne sana bir haberim daha var’ dedi. ‘Hayırdır kızım?’ dedim. Kulağıma eğildi ve İngilizce sınavından aldığı o çok düşük notu fısıldadı. Notu duyunca kulaklarıma gene inanamadım  ‘Aaaa öyle mi?’ diyivermişim farkında olmadan. Parantez içinde kızımın aldığı hiçbir düşük nota kızma, eleştirme gibi olumsuz tepkiler vermedim şimdiye kadar. Ben sadece istem dışı ‘Aaaa öyle mi?’ dedim diye kızım ‘Anne niye üzülüyorsun ki? Sanki dünyanın en önemli şeyi İngilizce sınavından düşük not almak, ben hiç üzülmedim’ dedi. Ben de ‘Kızım ben de üzülmedim ki sadece aaaa öyle mi?’ dedim. Bunun üzerine kızım ‘Ama matematikten yüksek puan alınca havalara uçmuştun şimdi niye uçmuyorsun?’ diye bir uzman sorusu sordu. 

 

O anda fark ettim ki; aslında kızım aldığı düşük puana verdiğim tepkiyi değil, aldığı yüksek puana verdiğim aşırı tepkiyi irdeliyor. Akabinde ‘Neden ben o kadar sevindim ki, çocuk haklı!’ diye kendi kendime düşünürken; kızımdan o can alıcı, beni kendi çocukluğuma götüren, üstünde günlerce düşünmeme sebep olan ve üstüne bu yazıyı yazmama vesile olan soru geldi.

 

‘Anne sen bana mı yoksa kendine mi üzülüyorsun?’

Bu soru karşısında olduğum yerde dona kaldım. Kızım neden böyle demişti ki? Bu arada çocuk deyip geçmeyin sevgili yetişkinler, çocukların gözlemlerine güvenin. Eğer korku ve çekinme unsuru yoksa sizi en iyi, en yansız, en yalın ve çıkarsız, objektif olarak onlar gözlemliyorlar.

Neyse kızımın bu sorusu beni aldı taaa çocukluk yıllarıma götürdü. Ve şunu hatırladım ve itiraf edeyim ki; Aslında ben okul hayatım boyunca matematikten hiç yüksek not almamıştım. Ailem özel hocalar mı tutmadı? Kurslara mı gönderilmedim? Matematik için annemden kötek mi yemedim?  Ama bizim okul yıllarımızda öğrenme zorluğu, dikkat eksikliği, odaklanma diye kavramlar, bilgiler yoktu. Çocuklar ikiye ayrılırdı ‘Başarılılar’ ve ‘Başarısızlar.’ Yani anlayacağınız daha ufacık yaşta okul, aile, arkadaşlar arasında çocuğun kucağına kocaman bir yük gibi ‘Başarısızsın’ paketi konurdu. Belki de şimdi gecemi gündüzüme katıp bir şeyleri başarma savaşımın kıvılcımı da taaa o yaşlardan çakılmaya başladı, kim bilir? 

 

 

 İşte benim matematikten hiçbir zaman alamadığım yüksek puanı yıllar sonra kızım alınca, koca kadın salonun ortasında hoplayıp, zıplayıp, göbek atmıştım. Belki de çocukluk yıllarında evet yaşım küçüktü ama eğitim hayatımla ilgili yaralarım büyüktü, kim bilir? 

 

 O yıllarda kendimle ilgili hatırladığım tek iyi şey; kitap okumak ve kompozisyonlar, hikayeler yazmaktı. Hatta yazdığım yazılarla ilgili ödül bile almıştım. Ama dediğim gibi bizim zamanımızda ‘Çocuğun yeteneği olduğu konuya yönlendirilmesi, kişiliğini zedelemeden, güvenini yıkmadan yaklaşım, başarısız olduğu alanlarda motive etmek’ gibi kavramlar, bilgiler yoktu. Annem’in tek derdi ‘2 kızının da meslek sahibi olması, ayaklarının üzerinde durması ve bir erkeğe kendisinin olduğu gibi maddi anlamda bağımlı olmak zorunda kalmaması’ idi. Belki de o da yaşadığı yıllara ve kendi şartlarına göre haklıydı, kim bilir? 

 

Diyeceğim şu ki sevgili Anne ve Babalar; karne almaya, yarıyıl tatiline sayılı günler kala lütfen çocuklarınıza karnelerinde getirecekleri notlarıyla ilgili baskı, ceza, suçlama, bağırma ve hatta yazması bile beni inciten tüm sözel ve fiziki şiddet gibi çocuğun tüm yaşamını etkileyecek eylemlerden uzak durmanız. İyi not getirenlerin aileleri de benim gibi göbek atmasın ama! 

 

Mutlaka notları sorgulayalım, çözümler bulmaya çalışalım, konuşalım, tartışalım, çocuğumuzun yetenekli alanları üzerinde duralım, uzmanlardan destek alalım ama lütfen karneleriyle ilgili onların o minik kalplerinde yaralar açmayalım.

 

 

Sonra gün geliyor, yıllar geçiyor ama o kalpte açılan yaranın geçmediğini kendi çocuğunuzdan ‘Anne sen bana mı yoksa kendine mi üzülüyorsun?’ sorusunu duyduğunuzda anlıyorsunuz.

 

Yarıyıl tatilinin tüm çocuklar, aileler ve eğitimciler için sağlık ve mutlulukla geçmesini dilerim.

Sevgiyle.

 

 

 

 

Pınar Holt

E-mail: info@pinarholt.com

Web: www.pinarholt.com

Instagram: pinarholtofficial

Facebook: Pinar Holt

 

PINAR HOLT KİMDİR?

Davranış Bilimci, Yazar ve Konuşmacı Pınar Holt, İstanbul’da doğdu.  11 yaşında 1 kız çocuğu annesidir.

1997 -1999 yılları arasında İngiltere’de Dil ve Turizm eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye döndü.

2013 yılında California Janus Universitesi Davranış Bilimleri bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Halen İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü lisans ve Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü eğitimlerine devam etmektedir. 

2013 yılından beri çeşitli PDR ve Kadın Magazin dergilerinde Anne & Çocuk İlişkileri ve Çocuk & Ergen Psikolojisi üzerine köşe yazıları yazan Pınar Holt, 2016-2017 yılında ‘Oyun ve Masal Terapisi’ eğitimiyle birlikte, The University of Warwick’ten ‘Bebek Zihin Gelişimi’ üzerine eğitimlerini tamamlayarak, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde annelerle buluşup ‘0-5 Yaş arası Bebek & Çocuk Davranışları ve Etkileşimi’ seminerler vermektedir.

Bununla beraber Amerika’da bulunan Zur Institute’den ‘Childeren, Technology Addiction, Parenting and the Future’ ‘Çocuklar, Teknoloji Bağımlılığı, Ebeveynlik ve Gelecek...’ konulu eğitimi alarak, birçok kurum, okul, vakıf ve belediyelere ‘Pınar Holt ile Teknoloji Diyeti’ başlıklı sunumuyla konuşmacı olarak katılmaktadır.

Çocuk ve Ergenlerde yaşanan ‘Teknoloji Bağımlılığı’ konusuyla ilgili kitap çalışması bitmiş olup, basım aşamasındadır.

Bunların yanı sıra Ailelere ve Yetişkinlere aşağıda verdiği diğer eğitimlerin listesine ulaşabilirsiniz:

0 - 5 Yaş Bebek & Çocuk Davranışları

Bağımlılıklarımız & Teknoloji Bağımlılığı

Motivasyon, İletişim Becerileri & Kişisel İmaj

Beden Dilini Etkili Kullanabilme

Stres & Zaman Yönetimi

Özgüven Gelişimi

Aile ve Çocuk İletişimi Eğitimleri

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI