Bugun...


Meyrema Ozmus


facebook-paylas







Şükürsüzlüğümüzün asıl sebebi hızlı tüketmemiz değil mi?
Tarih: 09-01-2018 07:34:00 Güncelleme: 09-01-2018 07:34:00


Günlerden güzel memleketim Van’nın buz gibi soğuk havalarından biri. Sabahın erken saatlerinde harıl harıl geçen insanla dolu servislerin birindeyim.

Şoför Bey tam bir arabesk hayranı olsa gerek son ses açmış Müslüm Babadan “SEN ÇÖLÜME YAĞMUR OLDUN” parçasını ve sıkışık sıkışık gidiyoruz kimimiz işe kimimiz okula vs. işte bilirsiniz. Etrafa bakınırken arada çaktırmadan insanlara bakınıverdim. Herkesin elinde lüks telefonlar ve başları telefona gömülü halde…

 

 Bir an aklıma bir insan kafasının ağırlığına dair okuduğum yazı  geldi. Normal bir insan kafasının ağırlığı 7 ila 8 kilo arasında değişmektedir. Düşünsenize 8 kiloluk bir kafanın eğimiyle boyna uyguladığı kuvveti…

 

 Eee günümüzde boyun fıtıklarının kitap okumayan insanlarda da çıkmasının sebebi bu olsa gerek. Neyse devam edeyim minibüsteki macerama. Müslüm Baba şarkının nakaratıyla şarkıyı bitirirken bende insanları incelemeyi bitirmiştim. Yanımda oturan arkadaşım bitkin bir halde ‘’bıktım’’ dedi. Nedenini sormadan o izah etti;

Sıkılmaktan ve hep aynı şeyleri yaşamaktan, güvensizlikten, insanlara artık güveni kalmamasından… o şikayetlerini anlatırken ben kafamda yazımın yeni konusunu belirlemiş oldum…

 

ŞÜKÜRSÜZLÜĞÜMÜZÜN ASIL SEBEBİ HIZLI TÜKETMEMİZ…

Nokia’nın hikâyesini bileniniz var mı? Bilmeyenler için şöyle azcık anlatayım.  Nokia,1992 yılında üretime başlamış ve 1992-2007 arasında tamamıyla piyasaya hakim olmuştu. Ne Motorola ne Ericson ne Siemens ne de başka bir firma Filandiyalı  dev ile başa çıkamamıştı. Ta ki 2007’ye kadar…

 

Apple’ın ürettiği İPhone 2G ile yepyeni bir furya başladı. Dokunmatik akıllı telefon… Böylece Nokia’nın seo’su ekranlara ağlayarak çıkıp bizim kimseye zararımız dokunmamıştı nasıl bu hale geldik demiş...

Neden mi bunu anlattım. İnsanoğlunun nasılda hızlı tüketime açık olduğunu göstermek için. Nokia  ınsanoğlunun hızlı tüketime açık bir bünyesini fark etmiş olsaydı bugün İPhone kadar güçlü olacaktı.

Teknoloji  eskiden insanoğlunun ihtiyaçlarına cevap vermek için gelişirken şimdilerde insanın yenilik, farklılık açlığına hizmet etmekte. Düne kadar şifre koyarak güvenliğini sağladığımız teknolojik icatlar şimdi hızla tüketen bünyemize cevaben bedenimizle bütünleşerek parmak izimize kadar indi.

 

Şimdi soruyorum maddesel olarak tükettiğimiz bir şey kalmadığında veya daha bir açalım konuyu  devamlı yenilenen teknoloji, moda, gıda bittiğinde tüketmek için ne kalır geriye? Cevabını vereyim manevi olan şeyler... Duygular… Ruhlar… Evet, asıl mevzu işte bu. Arkadaşımın asıl bıkkınlığı bu değil mi? Ne yapıyoruz biz, önce gıdaları tüketiyor. Aç olmasak da yiyoruz.

Doymuyoruz üstüne canımız çekmediğinde çöpe atıyoruz.  Sonra ufaktan ufaktan moda manyağı oluyoruz. Bir giydiğimizi bir daha giymiyoruz.

Mesela kaçımız iki yıl önceki botunu giyebiliyor veya mont, kaban her neyse işte… Aman şunun rengi soldu, şu eskidi, şu modası geçti…

Peki ya şu teknoloji aleti telefona ne demeli? O ayrı bir çılgınlık zaten. Bir iki ay geçince başka bir model çıkıyor. Uç bir fiyatla ve elindeki eskiyor. Aslında biraz önce gıdasıdır, modasıdır dedim ya hızla tüketiyoruz aslında onlardaki tüketim  açlığının asıl anası bu teknoloji harikası telefon değil mi?

Her neyse biz bunu da hızla tüketiyoruz. Ki zaten bu firmaların sahipleri tüketmekteki hızımızı bildikleri için üretiyorlar. Maddesel açıdan tüketecek bir şey kaldı mı? Bence kalmadı.  İşte tam da bu noktadan sonra manevi tüketime geçtik ki insanlığın can alıcı noktası bu…

 

 Kavramları tükettik: Bir nesli sürdürmenin temel yapısı olan aile karamını,kan bağı olan kardeşlik, akrabalık kavramını, güven ve sadakat olan arkadaşlık, dostluk ve eş olma kavramını…

Ne acı bir gerçektir ki kavramları tükettikten sonra duygusuzluğumuzda artı. Eskisi gibi merhametli değiliz, sevmeyi, sevilmeyi bilmiyoruz annelik, babalık duygusu nedir evlat olma duygusu nedir bilmiyoruz. Güven, sadakat, iyi olma, tebessüm, mutluluk vb bilmiyoruz.

 Bilmiyoruz bilmiyoruz…

Çünkü maddi açıdan tüketmekte olduğumuz dünya bize bunları yavaş yavaş tanımamıza ve tatmamıza veya doğru ile yanlışı ayırt etmemize imkan vermemekte yada biz imkan vermemekteyiz kendimize…

Farkında mısınız? bunların hepsinin toplamı insan. Etraf da tükettiğimiz o manevi değerler aslında biziz ve kendimiz tüketiyoruz  aç kalmış kurtlar gibi. Zamanla tüketme hızımızı durduramayınca bu durum şikâyet olarak şükürsüzlüğümüze yansımakta.

 Hızla tüketme hastalığımız maalesef şükrümüze virüs gibi bulaşmış durumda. Peki bir gün  şükretme yetimizi tamamen tüketmiş olunca ne olacak?

 

Meyrama Ozmus

 

 





Fatih ats / 12-01-2018 22:09

Guzel kalemime saglik kardesim okurken zevk aldim. Gunumuz durumunu cok guzel izah etmissinin. Su kafanin agirligi cok hosuma gitti. Saygilar...



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Gevaş Belediyesi Ulusal Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı
     Gevaş Belediyesi Ulusal Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı
  • Sonbaharda Edremit bir başka güzel
    Sonbaharda Edremit bir başka güzel
  • Van'da sonbahar
    Van'da sonbahar
  • 2017 Van'ın enleri belli oldu
    2017 Van'ın enleri belli oldu
  • AĞUN'nu gördünüz mü?
    AĞUN'nu gördünüz mü?
  • Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
    Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
  1. Gevaş Belediyesi Ulusal Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı
  2. Sonbaharda Edremit bir başka güzel
  3. Van'da sonbahar
  4. 2017 Van'ın enleri belli oldu
  5. AĞUN'nu gördünüz mü?
  6. Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Erciş sahil projesi
    Erciş sahil projesi
  • Gevaş'a birde buradan bakın.
    Gevaş'a birde buradan bakın.
  • çobanı dinleyin!
    çobanı dinleyin!
  • ulan hangi kablo
    ulan hangi kablo
  • Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
    Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
  • Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
    Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
  1. Erciş sahil projesi
  2. Gevaş'a birde buradan bakın.
  3. çobanı dinleyin!
  4. ulan hangi kablo
  5. Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
  6. Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
VİDEO GALERİ
YUKARI