Uzmanlara sorduk! Belediye başkan adayları nelere dikkat etmeli?

Partilerin adaylarını ilan etmesiyle birlikte yerel seçim süreci başladı. Peki adaylar seçim döneminde vatandaşlara nasıl yaklaşmalı ve giyim konusunda nelere dikkat etmeli? Haber7 merak edilen soruların cevaplarını uzmanlara sordu.

Uzmanlara sorduk! Belediye başkan adayları nelere dikkat etmeli?
Yayınlama: 24.01.2024
A+
A-

Türkiye genel seçimlerin ardından bir yerel seçim atmosferine daha girdi. Partilerin özellikle İstanbul adaylarını açıklamasının ardından 31 Mart yerel seçimleri için start verilmiş oldu. İstanbul’da AK Parti’den Murat Kurum ile CHP’den Ekrem İmamoğlu’nun ismi ön plana çıkarken adaylarının önümüzdeki 2 aylık seçim sürecinde nasıl davranması gerektiği merak konusu oldu.

Haber7 muhabiri Müge Çakmak, belediye başkan adaylarının seçim döneminde vatandaşlara nasıl yaklaşması gerektiğini ve giyim konusunda ne tarz seçimler yapması gerektiğini uzmanlara sordu. Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman “Başkan adaylarının davranışlarında dikkat etmesi gerekenler nelerdir?” sorusuna adayların “Halkı küçümseyen davranışlarda olmamaları, insanlarla iç içe bütünleşmiş  imaj çizmeleri gerekiyor” cevabını verirken İmaj ve İletişim Danışmanı Başak Bilgen Camgöz ise adayların giyim stilleri konusunda önerilerde bulundu. Camgöz, siyasilerin siyasetin kullandığı giyim kodlarını kendilerine uyarlamaları gerektiğini belirtirken özellikle adayların lacivert ve grinin sıcak tonları tercih ettiğini söyledi. Camgöz kadın adaylar için ise “İçlerine giydirecek parçalarla saç stilleriyle temsil ettikleri ideolojiye göre abartıya ve kendi görünümlerinin önüne geçmeyecek saç sitleri ve aksesuarlarla bunu tamamlayabilirler.” dedi.

İşte Haber7’nin uzmanlarla gerçekleştirdiği o röportajlar;

Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın röportajı…

“KİBİRLİ BİR TARZLA YAKLAŞILDIĞI ZAMAN HOŞ OLMUYOR”

“Adayların en önemli dikkat etmesi gereken husus halkı küçümseyen davranışlarda bulunmamaları gerekir. Halkla iç içe bütünleşmiş bir imaj çizmeleri onlar için daha hayırlı olacaktır. Çünkü kibirli bir tarza yaklaşıldığı zaman insanlar bundan hoşnut olmuyorlar. İnsanlar sorunlarının çözümünü bekliyorlar. Yani bir belediye başkanından bekledikleri en önemli şey gündelik hayatlarının düzenlenmesi rutin hayatlarındaki sorunların giderilmesidir.”

“TÜRKİYE’DE DEVLET BABA GİBİDİR”

“Bence önemlidir. Şimdi şunu kabul etmeliyiz ki ‘Türkiye’de devlet baba’ gibidir. Devletin halkın nezdindeki imajı kapsayıcı, koruyucu, kollayıcı ve bazen de cezalandırıcı. Böyle bir imajı var.  Batı Avrupa’daki bu liberal demokrasilerden biraz daha farklılık arz ediyor. Devletin böyle bir resmi anlayışı olduğu için mesela gelen kişilerin kendilerine lakayt davranmaları, lakayt bir tarza seslenmeleri hoşlarına gitmez insanların. Çünkü onlar belediye başkanı da olsa sonuçta bir şekilde devletin temsilcileri olarak görüleceklerdir.”

“BEDEN DİLİNDE SAMİMİYET ÖNEMLİ”

“Önemlidir çünkü çağımız imajlar çağrıdır. Göz merkezli bir toplumda yaşıyoruz. Neden? Bakın işte biz sizinle internetten bağlanıyoruz, evimizde televizyon, elimizde akıllı telefonlar, her an bilgisayarımızda bir şeyler izliyoruz. Dolayısıyla göz önünde olmak söz konusu bu çağda. Ve bu çağda göz önünde davranırken her türlü hareketimize de dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü her yerde kameralar var. Bu adayların bunun bilincinde olarak hareket etmesi gerekir. Beden dillerini kullanırken yani daha yapmacık davranışlar oralarda çok daha çabuk açığa çıkar.  Bir samimiyet hissi doğurabilmeleri önemli beden diliyle konuşurken.”

“GÖZ TEMASI ÖNEMLİ”

“Göz teması çok önemlidir. Gözünün içine baktığım zaman bir insanın kolay kolay yalan söyleyemezsin. Göz göze geldiğin zaman o insan senin hislerini okuyabilir diye düşünürsün ve bundan çekinirsin. Gerçekten de teolojik tarihe baktığımız zaman Habil-  Kabil meselesinde Habil kardeşinin yüzüne bakmadan öldürmüştür. Yani onunla göz göze gelmeden öldürmüştür. Göz göze gelseydi muhtemelen öldüremeyecekti, Kutsal Kitap’ta böyle yazar. Göz göze gelmeden öldürdüğünü yazar. Dolayısıyla yüz yüze iletişim, göz göze gelmek, insan bir insanın gözünün içine bakmak. Sizin dürüstlüğünüzün de bir ölçüsü olabilir, samimiyetinizin de bir öyküsü olabilir diye düşünüyorum.”

“İMAMOĞLU HALKTAN GİBİ AMA DEĞİL”

“Ben şöyle değerlendiriyorum, Murat Kurum’un dik duruşu özellikle, gezinirken ki hal ve hareketleri biraz daha devleti temsil eder şekilde. Yani sanki Murat Kurum devleti daha fazla temsil ediyormuş gibi bir görüntü, bir imaj çiziyor. Giyim tarzı aynı şekilde bence. Böyle bir imaj çiziyor. Sayın Ekrem İmamoğlu’da daha sportif görünüyor. Halktan gibi ama halktan da değil. Daha böyle okumuş kesimleri. İşte öğrenci kesimine hitap eden bir yaklaşım tarzı var gibi geliyor bana.”

“BİR RESMİYET VARDIR”

“Bütününün bir parçı, giyim üzerinden de konuşabiliriz. Daha önce de söyledim, Türkiye ‘Devlet baba gibidir’. Bir resmiyet vardır ve gelen devlet yetkililerini, belediye başkanı da olsa halk resmi bir yetkili olarak görür. Bu nedenle vatandaş lakaytlıktan hoşnut olmaz. Sayın Cumhurbaşkanımız’dan örnek vermek gerekirse, çocuk gibi değil akisne daha resmi olan uzun paltolar tercih ediyor. Murat Kurum’un da genelde öyle giyindiğini görüyorum. Daha koyu renkler; mesela kırmızı renk giydiği zaman birisi, kırmızı ikaz etme anlamındadır. Sarı renk, yeşil renk daha halk tabiriyle daha cıvık renkler yani. Murat Kurum bu anlamda giyimdeki renkleri seçisiyle de biraz daha devleti temsil eder pozisyonda. Bunun da  anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu adaylığı döneminde önemli bir husus, çünkü  İstanbul’da deprem gerçeği var. Bu sorunun çözümü ‘kentsel dönüşüm’ ve bu dönüşüm bir devlet eliyle yapılabilir. Bunu da devletle birlikte Murat Kurum  üstlenebileceğini bize hissettiriyor sanki. Sayın Ekrem İmamoğlu ise daha sportif daha açık renkler giyiniyor. Genelde yürürken onu görüyoruz.  Pek kravat taktığını da her zaman görmüyorum. Arada  genelde böyle gömleği açık.  Biraz daha bana göre ciddilikten uzak. Yani daha ciddi giyinmiyor. Yani daha sportif giyiniyor. Daha resmi giyinmiyor”

“KURUM’A BİR ŞANS TANIYABİLİR”

“Biz imaj çağındayız,  göz merkezli bir toplumdayız. Göz önünde olmak çok önemli. Mutlaka dolaşırken bu insanlar her yerde kameralar etrafları çevrili ufak tefek hatalar yapacaklardır. Ama bence önemli olan iki adayın projeleridir. Hizmete ne kadar koşuşturacakları, yatkınlıklarıdır. Halkımız son tahlilde bunları iyi değerlendirecek diye düşünüyorum. Eğer Sayın Ekrem İmamoğlu bugüne kadarki çalışmalarında başarılı olmuşsa halkımız ona bir şans daha tanıyacaktır. Ama çok başarılı olacağını düşünmüyorsa Sayın Murat Kurum’a bir şans tanıyabilir. Dolayısıyla bu kişilerin aynı zamanda sadece görüntüleriyle değil projelerini de geniş kitlelere anlatabilmesi, açıklayabilmesi ve onları ikna etmeleri gerekecektir. Bu anlamda da retorik çok önemlidir. Konuştuğum zaman kişilerin karşılarındakileri ikna  etme kabiliyeti çok önemli. Bunu yapabilirlerse ideolojinin ya da hemşehriliğin çok önemli olmayacağını düşünüyorum yerel seçimlerde. Diksiyon ve Türkçeyi doğru konulup anlatabilmek de çok önemli. Çünkü doğru düzgün konuşulmadığı zaman bu biraz itici oluyor açıkçası.”

İmaj ve İletişim Danışmanı Başak Bilgen Camgöz’ün röportajı;

“LACİVERT VE GRİNİN SICAK TONLARI TERCİH EDİLİYOR”

“Şimdi hepimizin bildiği üzere kıyafet, iş hayatında olan, özellikle de göz önünde olan kişiler için çok önemli bir iletişim aracı. Geçmişteki örnekliklere baktığımızda kitleleri peşinden sürükleyen liderlerin de bunu çok etkin bir şekilde kullandıklarına dair örnekler var tabii ki hani genel geçer ve sürekli bahsedilen bazı siyasete dair de renk kodları var. Bununla birlikte kişiler hem kadın hem erkek adaylar öncelikle kendi ten renkleri ve vücut yapıları, kişisel özellikleri göz önünde bulundurularak bu siyasetin kullandığı giyim kodlarını ona göre kendilerine uyarlamalılar. Yani nedir bu daha çok pozitiflik ve güven oluşturmak adına siyah aslında çok tercih edilen bir renk olmasına rağmen çok koyu ve çok tek düzü olmasına dolayı siyahtan çok böyle lacivert tonları tercih ediliyor siyasetçilerde. Lacivert ve grinin sıcak tonları tercih ediliyor. Özellikle mevsim koşulları da göz önünde bulundurularak şu an için koyu renklerin olması lacivert alt tonları ve işte grinin sıcak tonları olması daha makul. Bir şekilde gömlekleriyle, erkek adaylar gömlek ve kravatlarıyla biraz daha akıda kalıcı bir stil de oluşturabilirler. Kadın adaylar da işte içlerine giydirecek parçalarla saç stilleriyle temsil ettikleri ideolojiye göre abartıya ve kendi görünümlerinin önüne geçmeyecek saç sitleri ve aksesuarlarla bunu tamamlayabilirler. Yani renkleri oralarda kullanabilirler. Kesim olarak da zamansız kesimler. Yani moda olmayan daha klasik modern ve zamansız seçimler her zaman makuldür.”

“İSTİKRARLI GÖRÜNTÜ AKILDA KALICILIK SAĞLIYOR”

“Bununla birlikte genel anlamda bu seçim öncesi süreç boyunca görüntü adına Akılda kalıcılık sağlamak için istikrarlı seçimler yapılmalı. Örnek vermek gerekirse, işte erkek adayların sürekli aynı tarzda ve aynı renkte bir gömlek giymeleri veya işte benzer tonlarda bir kravat takmaları bunu örnek verilebilir. Kadın adayları için aynı şekilde işte takımın içerisine giyilecek olan işte içeride görünen parçanın rengi veya işte takılacak bir aksesuar veya saç stilinin sürekli aynı olması gibi istikrarlı bir görüntüde adaylar adına akılda kalıcılık sağlıyor. Genel anlamda steril bir görüntü oluşturulmalı. Kumaş seçimlerinde kaliteli fakat ince dokulu, işte vücutlarının üzerinden hatlarından akan, hem Ben buradayım diyen bir kişiyle kumaşıyla hem de bununla birlikte kişinin önüne geçmeyen steril bir görüntü oluşturulmalı.”

“AKSESUARLAR, KİŞİNİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ”

“Yani genel anlamda stil ve imajda çalışılırken aslında siyasetçiler için de bu değişmiyor. Sadece siyasetçiden güven bekliyoruz değil mi? Hani güven duymak istiyoruz o insanlara. Ciddiyet bekliyoruz. Yapacakları İstanbul sorumluluk bekliyoruz. Bunların aktarılması gerekiyor bize kıyafetle. Dolayısıyla hani bu aksesuar dediğimiz şeyler hani  bir sahne sanatçısı olmadıkları için neticede bu insanlar aksesuarlar da kişilerin önüne geçmemeli. Fakat biz hani çok güzel bir örnek verdiniz. Hani başörtüsü kullanan adaylar diyerek oradan bir kapı ara aslında temsil ettikleri partinin ideolojisine de uygun ve paralel seçimler olması burada önemli. Yani daha muhafazakar bir görüşü temsil eden kişinin aksesuar kesimleriyle daha farklı bir ideolojiyi temsil eden kişilerin aksesuar seçimleri de yine aynı ideolojine de paralel olmalı. ”

“AYAKKABININ YUMUŞAK GEÇİŞ OLUŞTURMASI GEREKİYOR”

“Ayakkabının kıyafeti uygun bir şekilde tamamlaması ve yumuşak bir geçiş oluşturması gerekiyor genel görünüm açısından. Bu anlamda ortak olarak hem kadın hem erkek adaylarda yumuşak derili, ince tabanlı, işte erkeklerde Oxford denilen tarzda mutlaka işte ince bağcıkları olan, altı ince olan, çok fazla parlak olmayan kıyafeti yumuşak bir şekilde tamamlayan ayakkabılar olmalı. Kadın adaylar için de bu geçerli. Kadın adaylarda ek olarak topuklu giyiliyor  görünüm açısından. Burada da stiletto diye geçen ayakkabı tarzının belki  rahatlık anlamında daha az topuklu olan ve işte böyle aksesuarıyla parlaklığıyla, derisiyle ön plana çıkmayan, ince tabanlı yumuşak geçişli yani hem şık duran hem de mutlaka kendilerinin içinde konforlu hissedecekleri bir şey olması gerekiyor. Konforlu hissetmesi gerekiyor ki her iki adayın da aslında hem ayakkabı varken hem de hani yok gibi davranabilsinler. Çünkü hani rahatsız bir kıyafetin içerisinde insanlar onu da naklediyor gibi düşünlerinde ve davranışlarında.”

KAYNAK: HABER7

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.