Van’ın Çilesi Ne Zaman Bitecek?
Dünyanın yapay zekayı, uzay turizmini ve insansız ulaşım araçlarını konuştuğu, teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bir dönemde yaşıyoruz. Ancak ne yazık ki Van’da gündemimiz hâlâ 19. yüzyılın temel altyapı sorunlarından öteye geçemiyor.
Şehrimizde artık öyle bir an geldi ki; tele kuş konsa elektrik kesiliyor, hafif bir rüzgar esse şehir karanlığa gömülüyor. Yazın ortasında su kesintileriyle boğuşurken, kışın en ufak hava muhalefetinde hayat durma noktasına geliyor. Sadece elektrik ve su mu? Şehir içi ulaşım tam bir çileye dönüşmüş durumda. Yanlış planlamalar ve yetersiz altyapı yüzünden trafik adeta kilitleniyor; bir noktadan diğerine gitmek insanı çileden çıkarıyor.
Peki, nereden ve nasıl başlayacağımızı bilemediğimiz bu sorunlar yumağı haline gelen Van nasıl düzelecek?
Şehrimizin kaderine terk edilmişlikten kurtulması ve hak ettiği modern kent kimliğine kavuşması için atılması gereken adımlar aslında bellidir:
-
Liyakat ve Hesap Verilebilirlik: Şehrin yönetim kademelerinden özel dağıtım şirketlerine kadar her kurumun hesap verebilir olması şarttır. "Ben yaptım oldu" anlayışıyla veya liyakatsiz kadrolarla kent yönetilemez. Kurumlar, yaptıkları yetersiz yatırımların ve vatandaş mağduriyetlerinin hesabını kamuoyuna verebilmelidir.
-
Geçici Değil, Kalıcı Altyapı Yatırımları: Rüzgarda kesilen elektrik, fırtınada çöken hatlar; yıllardır süregelen yetersiz yatırımların sonucudur. Enerji hatlarının yer altına alınması, su şebekelerinin modernize edilmesi ve kronik altyapı sorunlarının kökten çözülmesi için ciddi bütçeler ayrılmalı ve bu projeler sıkı şekilde denetlenmelidir.
-
Geleceği Gören Kent Planlaması ve Ulaşım: Van’ın trafik ve ulaşım çilesi, günlük çözümlerle giderilemez. Şehrin büyüme projeksiyonuna uygun, katlı kavşakları, alternatif güzergahları ve toplu taşıma reformunu içeren kapsamlı bir "Ulaşım Master Planı" acilen hayata geçirilmelidir.
-
Sivil Toplum ve Halk Katılımı: Van’ın sorunları çözülürken yönetenler ile yönetilenler arasındaki kopukluk ortadan kaldırılmalıdır. Kent konseyleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar karar süreçlerine dahil edilmeli; halkın sesi ve talepleri doğrudan muhataplarına ulaşmalıdır.
Van, zengin tarihi, stratejik konumu ve genç nüfusuyla bölgenin en potansiyelli şehirlerinden biridir. Bu kadim kentin insanı, en ufak doğa olayında karanlıkta kalmayı, saatlerce trafikte çile çekmeyi ya da musluğundan su akmamasını hak etmiyor.
Sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, doğru planlama, liyakatli yönetim ve kararlı bir irade ile çözülemeyecek hiçbir problem yoktur. Yeter ki yönetenler bu kentin sesine kulak versin ve sorumluluklarının gereğini yerine getirsin. Van’ın artık vaatlere değil, icraata ve kalıcı çözümlere ihtiyacı var