Van’ın Yeşilden Griye Bir Hüzün Hikayesi

31 Ara 2025 - 20:15 YAYINLANMA

Van, tarih boyunca sadece Urartuların başkenti olmasıyla değil, aynı zamanda "Doğu’nun İncisi" unvanını hak eden bereketli bahçeleri, kadim ağaçları ve masmavi deniziyle (Van Gölü) anılırdı. Ancak son yıllarda kentin silüetine baktığımızda, o meşhur "Yeşil Van" imajının yerini hızla yükselen ruhsuz beton bloklara, düzensiz yapılaşmaya ve gri bir toz bulutuna bıraktığını üzülerek görüyoruz.

Bahçelerden Beton Yığınlarına

Eskiden Van denilince akla gelen ilk şeylerden biri, her evin önünde yer alan meyve bahçeleriydi. İpekyolu’ndan Edremit’e uzanan o meşhur yeşil kuşak, kentin nefes borusuydu. Bugün ise o devasa ceviz ağaçlarının, elma bahçelerinin yerinde çok katlı apartmanlar yükseliyor. Kentin hafızası olan bu yeşil alanlar, maalesef "modernleşme" ve "rant" kıskacında birer birer kurban edildi.

Düzensiz yapılaşmanın Van üzerindeki etkilerini şöyle özetleyebiliriz:

  • Isı Adası Oluşumu: Yeşil alanların azalması, betonun ısıyı hapsetmesiyle şehir merkezindeki sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasına neden oluyor.

  • Hava Kalitesinde Düşüş: Ağaçların temizleyemediği hava, özellikle kış aylarında Van’ı nefes alınamaz bir yer haline getiriyor.

  • Kimlik Kaybı: Van, kendine has mimari ve doğal dokusunu kaybederek, Türkiye’nin herhangi bir yerindeki sıradan, karakteri olmayan beton yığını kentlere benzemeye başladı.

"Gri" Bir Gelecek İstemiyoruz

Bir kenti değerli kılan sadece yolları veya binaları değildir; o kentin yaşayanlarına sunduğu huzur ve doğadır. Van’da yeşilin griye boyanması sadece görsel bir kayıp değil, aynı zamanda kültürel ve ekolojik bir yıkımdır. Van’ın o eşsiz bitki örtüsü bozulurken, şehir merkezindeki parklar dahi artık bu betonlaşmanın arasında "sıkışmış" birer sığınak gibi kalıyor.

Çözüm İçin Hala Geç Değil

Van’ın tamamen griye mahkum olmaması için acil adımlar atılması şarttır:

  1. Sıkı İmar Denetimi: Tarım alanları ve bahçeler imara kapatılmalı, mevcut yeşil doku koruma altına alınmalıdır.

  2. Dikey Değil Yatay Yapılaşma: Şehrin kimliğine uygun, doğayla barışık bir mimari model benimsenmelidir.

  3. Ağaçlandırma Seferberliği: Kaybedilen her ağacın yerine onlarcası dikilmeli, "Yeşil Van" vizyonu kağıt üstünde değil, sokaklarda yaşatılmalıdır.


Sonuç olarak; Van’ın geleceği, bugün dökülen betonun miktarında değil, korunabilen ağacın gölgesinde gizlidir. Eğer bugün bu grileşmeye "dur" demezsek, yarın çocuklarımıza anlatacağımız bir "Yeşil Van" masalı bile kalmayacak.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: