Prof. Dr. Suvat Parin: Van, son yarım asırda başladığı yere geri döndü
Eğitim, Kültür ve Sanat Federasyonu üyeleri, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suvat Parin ile bir araya geldi.
Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu ile Van Yazar ve Şairler Derneğinin ayda bir kendi üyeleri yazar ve şairlerin katılımıyla gerçekleşen “Hayatın Renkleriyle Buluşuyoruz” programının bu haftaki konuğu Van YYÜ Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Suvat Parin oldu.
Açılış konuşmasını yapan M. Salih Geçken, içerik üreten, kitap yazan yazar ve şairler olarak; alanında uzman akademisyenlerin engin tecrübe ve bilgilerinden faydalanmak, mevcut bilgilerini güncellemek ve yeni kazanımlar elde etmek amacıyla bu tür programlar düzenlediklerini söyledi.
Parin, 1960–2025 yılları arasındaki veriler ışığında Van’ın sosyo-ekonomik serüvenini anlatarak, kentte iki derin sosyolojik fay hattının hâlâ kapanmadığını söyledi.
“Van’ın sunacağı tablo çok hoş olmayabilir”
Van’ın binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Prof. Dr. Parin, kentin tarihsel önemine rağmen bugün ciddi bir gerileme yaşadığını ifade etti:
“Van, 7 bin yıllık geçmişi olan, başkentlik deneyimi yaşamış, bir ucu birçok ülkeye değen bir şehir. 19. yüzyıla kadar eğitim, kültür, sanat ve diplomasi açısından dünyada sayılı şehirlerden biriydi. Konsoloslukların bulunduğu, yabancı dilde eğitim verilen okulların olduğu, Avrupa’ya ve Halep’e ürün ihraç eden bir kentten söz ediyoruz.”
Parin’e göre Van’ın kaderi 1915 olaylarından sonra köklü biçimde değişti. Bu dönemin, kentin tarihsel sürekliliğinde ciddi bir kırılma yarattığını vurgulayan Parin, esas olarak 1960 sonrası sürece odaklandığını belirtti.

1960–1980 arası yükseliş, sonrası sert düşüş
Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) verilerini aktaran Parin, Van’ın sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasındaki seyrini şöyle özetledi:
- 1963: 67 il içinde 63. sıra
- 1967: 67 il içinde 55. sıra
- 1980: 67 il içinde 37. sıra (zirve)
- 1991: 73 il içinde 63. sıra
- 1996: 76 il içinde 67. sıra
- 2003: 81 il içinde 75. sıra
- 2011: 77. sıra
- Son çalışma: 76. sıra
“Van, 1960’larda başlayan kentleşme serüveninde 1980’de zirve yaptı. Sonrasında ise tekrar başladığı noktaya geri döndü. Son yarım asırda yerimizde saydık, hatta geriledik.”
Parin, Van’ın sosyo-ekonomik açıdan neredeyse tüm çevre illerin gerisine düştüğünü, sonradan il olan Şırnak hariç ile dönen ilçelerin Van’ı geçtiğini söyledi.
Depremler, göç ve kayyım süreci
Van’ın gelişimini etkileyen makro kırılma noktalarına da değinen Parin, şu başlıkları sıraladı:
- 1976 Çaldıran Depremi
- 1982 Van YYÜ’nün kuruluşu
- 1990’larda zorunlu göç süreci
- 2000’lerde KİT’lerin özelleştirilmesi
- 2011 Van Depremi
- 2013 çözüm süreci
- 2014 Büyükşehir statüsü
- 2016 sonrası kayyım süreci
“Bu tablo kişi ya da kurumları suçlamak için değil, kentin hasar tespitini yapmak için önemli.”
“İki sosyolojik fay hattı hâlâ kapanmadı”
1990’lı yıllarda yaşanan zorunlu göçün kentin yapısını köklü biçimde değiştirdiğini belirten Parin, bu süreçte politik ve etnik eksende iki derin fay hattı oluştuğunu söyledi:
“Kentteki Türk nüfusun ve sermaye sahiplerinin önemli bir kısmı göç etti. Bu ciddi bir sermaye kaybıydı. Van’dan gidenlerle kent arasında güçlü bağlar kurulamadı.”
“Van zihinsel göçebeliğin yoğun olduğu bir şehir”
Van’da yaşayanların önemli bir kısmının kente katkı sunmadığını ifade eden Parin, “zihinsel göçebelik” kavramını şöyle açıkladı:
“İnsanlar burada yaşıyor ama kente minimum katkı sunuyor, maksimum fayda sağlamaya çalışıyor. Bu anlayış kentin gelişimini tıkıyor.”
Parin, Van’da yaşan nüfusun önemli kısmının kentin imkanların maksimum düzeyde faydalanırken, minimum düzeyde katkı sunduğunu söyledi.
“Kürtler sorun konuşuyor, Türkler nostalji yapıyor”
Kentte ortak bir gelecek vizyonu eksikliği olduğunu belirten Parin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kürtler bu şehirde sorun konuşuyor, Türkler nostalji yapıyor. Oysa şehir dediğimiz şey bir gelecek projesidir.”
Üniversite–şehir kopukluğu ve kaçırılan potansiyeller
Van YYÜ’nün şehirle ilişkisinin zayıf olduğunu kabul eden Parin, üniversitenin kentin sorunlarına daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. Hayvancılık, yün üretimi, sınır ticareti, turizm ve genç nüfus gibi alanlarda büyük potansiyellerin değerlendirilemediğini vurguladı.
“Van’ın itici gücü sivil alan olmalı”
Konuşmasının sonunda çözümün sivil alanın güçlendirilmesinden geçtiğini belirten Prof. Dr. Suvat Parin, farklı düşüncelere rağmen ortak bir kent bilinci oluşturulması gerektiğini ifade etti:
“Bir kentin burjuvazisi, güçlü sivil alanı ve iş birliği kültürü yoksa gelişimini tamamlaması mümkün değildir. Van’ın itici gücü sivil alan olmalıdır.”dedi.
Soru cevap ve karşılıklı fikir alışverişiyle devam eden "Yaşamın Renkleriyle Buluşuyoruz" başlıklı program hatıra fotoğraf çekimiyle sona erdi.
İLGİLİ HABERLER
- Prof. Dr. Suvat Parin
- Kürtler sorun
- Van Yazar ve Şairler Derneği
- Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu
- salih geçken