Van'da Kritik Zirve! Önemli isimler konuştu

Van’da düzenlenen "TRB2 İklim Dirençliliği Çalıştayı"nda konuşan DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray, ikl...

16 Tem 2026 - 14:40 YAYINLANMA
17 Tem 2026 - 01:34 GÜNCELLEME
Van'da Kritik Zirve! Önemli isimler konuştu

Van'da düzenlenen TRB2 İklim Dirençliliği Çalıştayında konuşan DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray, iklim değişikliğinin çevresel olmanın ötesinde ekonomik ve sosyal kalkınmayı doğrudan etkileyen bir mesele olduğunu vurguladı. Çalıştayda, TRB2 Bölgesi'nin iklim riskleri değerlendirilerek sürdürülebilir kalkınma ve iklim dirençliliğine yönelik yol haritası oluşturulması ele alındı.

Van, bölge ekonomisini doğrudan etkileyen dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından yürütülen DAKA iklim projesi kapsamında düzenlenen "TRB2 İklim Dirençliliği Çalıştayı", kentin önemli yatırımcılarını, bürokratlarını ve akademisyenlerini bir araya getirdi. TRB2 iklim dirençliliği hedefiyle yola çıkılan çalıştayda, küresel ısınmanın çevresel bir sorundan ziyade doğrudan ekonomik ve sosyal bir kalkınma meselesi olduğu vurgulandı.

"Yatırım Politikalarımızı Sürdürülebilir Kalkınma ile Şekillendiriyoruz"

Çalıştayın açılışında konuşan DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray, iklim krizinin etkilerinin Doğu Anadolu genelinde yoğun şekilde hissedildiğini belirtti. Güray, bölgedeki stratejik su havzaları ve meraların korunması için acil önlemler alınması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Kuraklık, su kaynaklarının azalması ve aşırı hava olayları üretimi baltalıyor. Bu yüzden yatırım politikalarımızı yalnızca ekonomik büyüme odaklı değil; iklim dirençliliği ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda şekillendiriyoruz. Avrupa Birliği destekli bu proje, uyum kapasitemizi güçlendirecek."

"Yatırım politikalarımızı sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle şekillendiriyoruz"

DAP bölgesinin zengin doğal kaynakları, önemli su havzaları, geniş tarım ve mera alanları, yüksek biyolojik çeşitliliği ve stratejik konumuyla ülkemizin kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Halil İbrahim Güray, "Aynı zamanda kuraklık, su kaynaklarının azalması, aşırı hava olayları, erozyon ve doğal afetler gibi iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden de birisidir. Bu nedenle DAP Bölge Kalkınma İdaresi olarak yatırım politikalarımızı yalnızca ekonomik büyüme ekseninde değil; iklim dirençliliği, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda şekillendiriyoruz" diye konuştu.

 

"İklim dirençliliği sürdürülebilir kalkınmanın temel şartıdır"

DAKA Genel Sekreteri Mehmet Emin Çakay, iklim değişikliğinin tarımı, sanayiyi, su kaynaklarını, enerjiyi, turizmi, şehirleri ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen küresel bir gerçeklik olduğunu söyledi. Çakay, "Bölgelerin rekabet gücü, bölgelerin rekabet gücü kadar iklim değişikliğine karşı dirençli olması da sürdürülebilir kalkınmanın temel şartlarından biri haline gelmiştir. İşte bu nedenle Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı olarak iklim değişikliğini yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel başlıklarından biri olarak görüyoruz. Hazırladığımız tüm strateji belgelerinde ve uyguladığımız programlarda iklim direncini, kaynak verimliliğini ve sürdürülebilir temel önceliklerimiz arasında bugünden sonra değerlendiriyoruz" dedi.

"Uyum sağlayabilen bölgeler geleceğin en güçlü bölgeleri olacaktır"

İklim değişikliğine uyum sağlayabilen bölgelerin geleceğin en güçlü bölgeleri olacağını vurgulayan Mehmet Emin Çakay, "Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı bünyesinde yürüttüğümüz bu proje ile bölgemizin iklim risklerini bilimsel yöntemlerle ortaya koyacak, kırılganlık alanlarını belirleyecek, uyum kapasitemizi değerlendirerek ve tüm paydaşlarımızın katılımıyla bölgemizin iklim dirençliliği yol haritasını hazırlamış olacağız. DAKA olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bölgemizin kalkınmasının yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ekosisteminin şekillendirilmesini sağlayacak çalışmalara devam edeceğiz. İnanıyoruz ki iklim değişikliğine uyum sağlayabilen, doğal kaynaklarını koruyabilen ve ortak akılla bu alanı besleyen ve destekleyen bölgeler geleceğin en güçlü bölgeleri olacaktır" şeklinde konuştu.

Uzmanlar sunumlarıyla katkı sağladı

Çalıştaya katılan Prof. Dr. Abdulmenaf Turan da, "COP31 Sürecinde Türkiye’nin İklim Diplomasisi ve Yeşil Kalkınma Politikaları" başlıklı konuşmasıyla Türkiye’nin uluslararası iklim gündemindeki konumunu ve yeşil kalkınma yaklaşımını değerlendirdi.

Projenin arka planı ve genel kapsamı DAKA Program Yöneticisi Özgün Cümandür tarafından aktarılırken, teknik yardım ekibinden Hakan Duman projenin uygulama çerçevesini, Tamer Atalay ise TRB2 iklim risk analizi kapsamında elde edilen ilk verileri paylaştı.

Çalıştayın öğleden sonraki bölümde ise Proje Koordinatörü Işıl Nadire Yener tarafından tematik çalışma gruplarının amacı, kapsamı ve çalışma süreci hakkında bilgilendirme yapılacağı ve tematik gruplarda GZFT analizi gerçekleştireceği belirtildi.

Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: