Van Gölü’nün iki mirası: Çarpanak ve Adır adaların durumu işler acısı
Van Gölü’nün iki mirası: Çarpanak ve Adır adaların durumu işler acısı
Van Gölü’nün 'saklı cennetleri' Çarpanak ve Adır adaları, baharın gelişiyle birlikte badem çiçeklerinin eşsiz güzelliğine büründü. Ancak bu adalar; kontrolsüz ziyaretçi akını, çevre kirliliği ve bakımsızlık nedeniyle tarihi mirasını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
Bölgede yeşeren ağaçlar, adaları kentin en gözde turistik rotalarından biri haline getirdi. Ancak bu eşsiz yaşam alanları, bugünlerde doğal güzelliklerinden ziyade maruz kaldığı "ağır tahribatla" gündemde. Bilinçsiz kullanım ve denetimsizlik, adaları ekolojik bir çöküşün eşiğine sürüklüyor.
Van Gölü’ndeki dört büyük adadan ikisi olan ve bünyesinde 9. yüzyıldan kalma manastırları barındıran bu iki ada, yoğun insan tahribatı nedeniyle ciddi zarar görüyor. Özellikle kuşların yavrulama ve üreme dönemindeki yaşam alanları ile tarihi doku büyük bir tehdit altında. Vangölü Aktivistleri Derneği Başkanı İsrafil Akan, adaların sadece birer kara parçası değil, insanlığın ortak mirası olduğuna dikkat çekerek yetkililere 'hassas koruma' çağrısında bulundu.

"Kara parçası değil, ortak miras"
Göldeki ekolojik dengenin titizlikle korunması gerektiğini belirten İsrafil Akan, bu alanların bölgenin ortak mirası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Van Gölü yalnızca bir su havzası değil; tarihi, tabiatı ve kültürü harmanlayan eşsiz bir yaşam alanıdır. Gölün en kıymetli hazinelerinden olan Çarpanak ve Adır adaları, bugün ciddi bir tehdit altındadır. Bu değerler; sadece görsel güzellikleriyle değil, barındırdıkları tarihi miras ve ekosisteme sundukları katkıyla da bölgenin en kritik noktaları arasında yer alıyor

“Çarpanak adeta bir açık hava müzesi”
Bölgenin sembol yapılarından Ktouts Manastırı’nın tarihi derinliğini hatırlatan Akan, adanın aynı zamanda stratejik bir üreme merkezi olduğunu dile getirerek sözlerine şöyle devam etti:
"Van Gölü’nün kuzeydoğusunda yer alan Çarpanak Adası, yüzyıllardır bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biridir. Ada üzerinde bulunan Ktouts Manastırı’nın kökeni 9. yüz yüzyıla kadar uzanmaktadır. Yapı; taş işçiliği, mimarisi ve konumuyla paha biçilemez bir değerdedir. Ancak Çarpanak yalnızca tarihi bir durak değil, aynı zamanda martıların ve göçmen kuşların en önemli üreme sahalarından biridir. Özellikle ilkbahar aylarında bu bölge, yüzlerce tür için güvenli bir sığınağa dönüşmektedir."

"Uluslararası turizm için büyük potansiyel”
Van Gölü’nün en büyük adalarından biri olan Adır Adası’nın atıl durumda kalmasının bölge ekonomisi için ciddi bir kayıp olduğunu savunan Akan, "Adır Adası; sakin yapısı, doğal dokusu ve tarihi atmosferiyle aslında büyük bir eko-turizm potansiyeline sahiptir. Ada üzerinde bulunan Lim Manastırı, geçmişte bölgenin en önemli eğitim ve dini merkezlerinden biri olmuştur. Doğru bir planlama ile bu değerler Van turizmine uluslararası düzeyde katkı sağlayabilir. Ancak son yıllarda kontrolsüz ziyaretler nedeniyle her iki adada da telafisi güç sorunlar yaşanmaktadır," diye konuştu.
"Bilinçsiz piknikçiler doğayı tahrip ediyor”
Özellikle denetimsiz insan baskısının adalardaki biyolojik yaşamı bitme noktasına getirdiğini aktaran Akan, "Kuşların kuluçka alanlarına girilmesi sonucu yumurtalar zarar görüyor. Tarihi manastırların duvarlarına yazılar yazılıyor, taşlar yerinden sökülüyor. Kontrolsüz insan hareketliliği nedeniyle plastik ve cam başta olmak üzere çeşitli atıklar doğaya terk ediliyor. Özellikle üreme dönemlerinde oluşan yoğunluk, doğal yaşamı doğrudan tehdit ediyor. Bu durum sadece bugünü değil, gelecek nesillere aktarılması gereken bu eşsiz mirası da tehlikeye atıyor," ifadelerini kullandı.
Çözüm için "hassas koruma" Talebi
Adaların kurtuluşunun ancak sıkı bir denetim ve statü değişikliği ile mümkün olacağını belirten Akan, yetkililere yaptığı çağrıyı şu cümlelerle noktaladı:
"Adalara girişler kesinlikle kontrol altına alınmalı, rehber eşliğinde bir ziyaret sistemi oluşturulmalıdır. Tarihi yapılar fiziksel koruma altına alınmalı, çöp ve atık denetimleri sıklaştırılmalıdır. Bölge, 'Hassas Korunacak Alan' statüsünde daha etkin şekilde savunulmalıdır. Çarpanak ve Adır adaları tüm bölgenin ortak değeridir; bir an önce sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturulmalı ve mevcut tahribat giderilmelidir."
kaynak:vanhabertr