Hürmüz’de normalleşme aylar alacak
İran ile ABD arasında 28 Şubat’tan beri devam eden savaş, tarafların mutabakata varmasıyla sona ererken ilk adımlar Hürmüz Boğazı’nın açılması için atılıyor. ABD tarafı, Hürmüz’ün açılmasına karşı İran’a yönelik kuşatmayı kaldırmayı kabul ederken İran tarafı da savaşın sonlanması karşılığında Hürmüz’ü açacak. Boğaz’dan ilk geçişi İran tankerleri yaparken normale dönüşün aylar alacağı belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile süren savaşı bitiren uzlaşıya varıldığını ilan etmesinin ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ilk adımlar atılıyor. Trump, boğazın herhangi bir vergi uygulanmaksızın herkese açık olacağını söyledi. Ancak boğazın tamamen açılmasının aylar alacağı belirtiliyor. İran tarafı ise buna karşılık savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sona ermesini ve kendisine yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını bekliyor. İran devlet televizyonu, dün ABD ordusunun İran limanlarına yönelik deniz kuşatmasını kaldırmaya başladığını bildirdi. ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik savaşı başlatmasının ana nedeni olarak gösterilen İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşma ise 60 günlük ateşkesin sonunda başlayacak müzakerelerle çözülmek üzere sonraya bırakıldı.
ÖNCE MAYINLAR TEMİZLENMELİ
Uzlaşının ilan edilmesinin ardından Hürmüz’deki en büyük sorunun savaş sırasında İran tarafından bölgeye yerleştirilen mayınların temizlenmesi olduğu belirtiliyor. Trump, önceki gece yaptığı açıklamada, ticari gemilerin Hürmüz’ün güney rotasını kullanarak geçmeye başladığını bildirdi. Ancak, Hürmüz Boğazı’nın tamamen savaş öncesi durumuna dönmesi için aylar gerektiği ifade ediliyor. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, savaş öncesi boğazdan her gün 140'a yakın gemi geçiyordu. Savaş şartları nedeniyle geçişlerken aylık 140 gemiye kadar geriledi. Durumun önceki haline dönmesi için mayınların temizlenmesi gerekiyor. Ayrıca, Körfez'deki enerji şirketlerinin yeniden üretim planlaması yapması gerekecek. Bu da normale dönüşün aylar alacağını gösteriyor.
İRAN GEMİLERİ GEÇTİ
İran’da yayın yapan yarı resmi haber ajansı Tesnim’in verdiği bilgiye göre, savaşın sona ermesinden sonra Hürmüz’ün güney rotasından ilk geçiş, İran’a ait petrol tankerleri tarafından yapıldı. Tesnim’de yer alan haberde, dün sabah saatlerinde bazı petrol tankerlerinin yanı sıra iki kargo gemisi Hürmüz Boğazı’nı geçerek Umman Denizi’ne ulaştı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi de ABD'nin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını iki ülke arasında 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce kısmen kaldırdığını aktardı.
NÜKLEER İÇİN İKİ YOL VAR
ABD ile İran arasında varılan uzlaşının Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesinin dışındaki maddeleri bu kez medyaya yansımadı. Hakim olan belirsizlik içinde iki taraf da gerçekleşen taleplerini dile getiriyor. En büyük belirsizlik İran’ın nükleer programı konusunda yaşanıyor. Trump, konuya dair yaptığı açıklamada, “Anlaşma, İran’ın asla nükleer silah sahibi olmamasını garanti ediyor. Zenginleştirilmiş uranyumu İran’a gidip almak isterdik ama olmadı. İran’ın uranyumunu istiyoruz” ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance da dün İran ile varılan uzlaşının nihai anlaşma için çerçeve belirleyen genel bir mutabakat olduğunun altını çizdi. Açıklamasında, İran’ın nükleer programı için iki yolu olduğunu söyleyen Vance, "Birinci seçenek, olağanüstü ekonomik yaptırımlar altında kalmaları, bu da askeri güçlerini asla yeniden inşa edemeyecekleri ve nükleer programlarını asla yeniden oluşturamayacakları anlamına geliyor, ya da denetim, rejiminin güvenle nükleer programlarını yeniden inşa etmeyeceklerini doğrulanabilir bir şekilde göstermeleri. Bunu yaparlarsa, bu durum tüm bölgeyi dönüştürecek” diye konuştu.
ARAKÇİ LÜBNAN VURGUSU YAPTI AMA İSRAİL TANIMIYOR
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, ilan edilen mutabakatın bir tarafının ABD ve İsrail, diğer tarafının İran ve Hizbullah olduğunu kaydederek mutabakatın Lübnan’daki savaşın sona ermesini de kapsadığını vurguladı. Nükleer program konusuna da değinen Arakçi, bu konudaki çözümün ateşkesin 60 günlük sürecinde ele alınacağını söylemekle yetindi. Mutabakatın en önemli yönünün savaşı sonlandırması olduğunu belirten Arakçi, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını durdurmasının da bu noktada bağlayıcı olduğunu kaydetti. İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch ise "ABD-İran mutabakatına bağlı değiliz. İsrail'in çıkarlarını koruyacağız" iddiasında bulundu. İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter de Lübnan'ın güneyindeki işgali sürdüreceklerini savundu.
Öte yandan mutabakatın resmi imza töreninin, 19 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında düzenlenmesinin planlandığı bildirildi.
İRAN’A 300 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM İDDİASI
Mutabakatta belirsizliğini koruyan konulardan biri de İran’a yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş paraların iadesi konusu oldu. Mutabakatta, ABD’nin savaşın İran’da sebep olduğu tahribatı gidermek için 300 milyar dolarlık bir yatırım fonu oluşturacağı iddia edilmişti. Trump, dün bu iddiayı reddetti. Haaretz gazetesi, mutabakat kapsamında ABD’nin İran’a ait 24 milyar dolarlık dondurulmuş paraları peyderpey serbest bırakacağını öne sürdü.
Anlaşma karşıtlarını temizleyecek
İran ile ilan edilen mutabakat, Washington’da Trump’ın ekibinin içinde bölünmelere sebep oldu. Axios’un iddiasına göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Dışişleri Marco Rubio, nükleer program konusunun belirsiz kalması nedeniyle mutabakata karşı çıkıyor. Buna karşılık Başkan Yardımcısı JD Vance, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, mutabakatı destekliyor. İsrael Hayom gazetesine konuşan üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın uzlaşıya karşı çıkanları tasfiye edebileceğini iddia ederek, “Buna karşı çıkanlar bedel ödeyebilir” diye konuştu.
ABD-İran anlaşması sızdırıldı: Dev tazminat, saldırmazlık ve Lübnan maddeleri dikkat çekti
İsrailli büyükelçi Trump'a meydan okudu: İsrail olmasa ABD olmazdı
İran'dan İsrail'e Lübnan uyarısı: Sert karşılık veririz