Vanlıların Altın Sevdası

18 Oca 2026 - 23:44 YAYINLANMA

Vanlıların altına olan ilgisi, şehirdeki kuyumcu sayısının hızla artmasına neden oldu. Bu durumu fırsata çeviren bazı sermaye sahipleri, daha fazla kazanç hırsıyla kendi bildikleri işleri ya da mevcut işyerlerini riske atarak kuyumcu dükkânları açmaya başladı.

Van’da yeni bir kuyumcu açıldığında, kısa süre sonra bir başkası onu taklit ediyor. Her sektörde olduğu gibi kuyumculukta da bu zincirleme açılış geleneği maalesef devam ediyor. Açılan dükkânların büyük çoğunluğu ise Van’ın kalbi olarak bilinen Cumhuriyet Caddesi üzerinde yoğunlaşıyor. Maraş ve diğer caddelere de yayılıyor.

Peki bu kuyumcular, Van’ın en işlek caddesinde dükkânı nasıl bu kadar kolay bulabiliyor?

Cevap basit: Yüksek kira teklifleri.

Mülk sahipleri, daha fazla kazanç uğruna yıllardır kiracı olan esnafı düşünmeden bu teklifleri kabul ediyor. Mevcut kiracıya dayatılan yüksek kira kabul edilmezse, dükkân boşaltılıyor. Bu sistem, orta ve küçük ölçekli esnafı mağdur ediyor, kira fiyatlarını yükseltiyor ve birçok işletmenin kapanmasına, hatta iflasa sürüklenmesine yol açıyor.

Van’da yüksek kiralar, ticari hayatı da tehdit eder hale gelmiş durumda.

Fırsatçılık ve para kazanma hırsı, beraberinde ciddi olumsuzluklar getiriyor.

Türkiye’nin en çok altın stoklanan illerinden biri olan Van’da, bu altın sevdası düğünlerde, takı törenlerinde de sıkça karşımıza çıkıyor.

Ancak bu tutku herkes için aynı sonucu doğurmuyor:

“Gücü yetene moda, gücü yetmeyene ise ağır bir ekonomik hezimet oluyor.”

İnsanlar parasının değerini korumak için en güvenli liman olarak altına yöneliyor.  Belirsizlik artınca insanlar, “Somut bir şeye tutunayım”

“Elimde garanti bir değer olsun” refleksi ile altını tercih ediyor. Arz ve talep sonucu kuyumcu sayısı da artıyor.

Son dönemde Cumhuriyet Caddesi, ardı ardına açılan kuyumcu dükkânları nedeniyle adeta “Kuyumcular Caddesi” kimliğine büründü. Birbirini taklit eden kuyumcular, vitrinlerinde yüksek miktarda altın bulunduruyor; bazıları ise müşterilerine kâr payı, hisse ortaklığı veya emanet altın karşılığı kâr vaat eden anlaşmalarla iş yürütüyor.

Ancak altın fiyatlarındaki ani yükseliş ve düşüşler, bazı kuyumcuları da olumsuz etkiliyor.

"ALTINDA VURGUN EMANET ALTINLAR GİTTİ" İDDİASI

Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Caddesi’ndeki bir kuyumcunun sabah dükkânını kapatıp altınlarla ortadan kaybolması, bu sistemin ne kadar riskli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kuyumcu tarafından mazeret açıklaması geldi. Ama hakkında soruşturma devam ediyor, mağdur olduklarını  iddia eden vatandaşlar ne yapacaklarını bilemez hale geldi.

Buradan açıkça sormak gerekiyor:

Hangi akıl ve mantıkla insan, tüm birikimini tek bir kuyumcuya emanet eder?

“Rahat uyuyorum” diyenler, bugün gerçekten rahat uyuyabiliyor mu, takdiri sizlere bırakıyorum.

VAN'IN KALBİ "KUYUMCULAR CADDESİ OLDU"

Gelelim meşhur Cumhuriyet Caddesi’ne…

Sabah 08.30 ’da açılan kuyumcular, akşam 17.00’de (kış uygulaması ) kepenk indiriyor. Van’ın en işlek caddesi, adeta memur mesaisiyle sınırlı kalıyor. Akşam saatlerinden sonra cadde karanlığa gömülüyor, hareketlilik bitiyor. Işıklar kapanınca, cadde sadece araç ve yaya geçişi olan ruhsuz bir alana dönüşüyor. Hemen bitişiğindeki Kent Meydanı da bu durumdan olumsuz etkileniyor ve adeta metruk bir alanı andırıyor.

Geçmiş yıllarda Cumhuriyet Caddesi’ni metropol şehirlerdeki gibi canlı tutmak için araç trafiğine kapatma, kuyumcuları AVM benzeri bir çarşıda toplama gibi projeler gündeme geldi. Ama ne yazık ki bu projeler hayata geçirilemedi.

Tam tersine, caddeye daha fazla kuyumcu açıldı

Peki, bu projeler Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nin masasında dururken, neden bu kadar kolay kuyumcu ruhsatı veriliyor?

Bu yoğunluk kente zarar mı, fayda mı sağlıyor?
Arz ve talep gerçekten bu kadar yüksek mi?
Yoksa Cumhuriyet Caddesi de, 2 Nisan Caddesi’ndeki “cafeler caddesi” örneği gibi bir “kuyumcular caddesi”ne mi dönüştürülmek isteniyor?
Kuyumcular yüksek kira ödeyebildiği için: Diğer esnaf tutunamaz
Küçük işletmeler kapanır
Sosyal çeşitlilik azalır.

Van’ın zaten çarpık yapılaşmayla boğuştuğu bir dönemde, bir de çarpık işyeri zincirlerinin eklenmesi kabul edilebilir değil.

"Altın bir şehri parlatabilir,

ama her sokağı altınla kaplamak, o şehrin ruhunu soldurur" Ayrıca dağınık durmaları güvevenlik riskini artırabilir.

Demem o ki sehirde her önüne gelen her aklına esen her bütçesi yerinde olan yatırımcının veya girişimcinin belli bir kayde nizam içinde kentteki rakabet ve düzenini dikkatate alarak hareket etmesi,taklitlerinden kaçınması, ilgili birimlerinde belirlenen usul esas ve kuralları uygulaması gerektiğini belirtmek istiyorum.

Daha modern, prestijli, ekonomik olarak güçlü bir kent için, kentin tüm dinamikleri el ele vererek bu sorunları masaya yatırmalı ve Van’a yakışır projeler üretmelidir.

“Güzel Van için, hep birlikte el ele.”

Hem ülkemiz hem de Van’ımız için 2026 yılı, yeniliklerin ve çözümlerin yılı olsun.

Birlikte kalkınalım, birlikte büyüyelim.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: