Van’ın Evladı Öksüz Yetim Kalmasın

08 Oca 2026 - 22:17 YAYINLANMA

Kadim şehir Van…

Doğasıyla, tarihiyle, kültürüyle, örf ve âdetleriyle; genç ve dinamik nüfusuyla yüzyıllardır birçok medeniyete beşiklik etmiş, bu ülkenin en kıymetli şehirlerinden biri.

Van bir yandan göç alıyor, bir yandan da göç veriyor.

Şehir büyüyor; fakat bu büyüme çoğu zaman plansız, çarpık ve kontrolsüz ilerliyor. Buna rağmen ekonomi, istihdam, eğitim, turizm, spor ve sosyo-kültürel gelişmişlik açısından Van hâlâ Türkiye’nin en geri kalan illeri arasında yer alıyor.

Oysa Van’ın avantajları var.

Genç nüfusu var.

Doğal ve kültürel zenginlikleri var.

Stratejik konumu var.

Her platformda “Van sevdalısıyız”,

“Van’a sahip çıkalım”,

“Van bu geri kalmışlığı hak etmiyor”,

“Van’a ithal yönetici istemiyoruz” diyoruz.

Ama iş icraata gelince acı bir gerçek karşımıza çıkıyor:

 

VAN...

VAN'IN EVLADINA SAHİP ÇIKMIYOR.

 

Van’ın iş gücü, gençleri, eğitimli insanları Batı illerine kaptırılıyor.

Kendi memleketinde iş bulamayan binlerce genç; inşaatlarda, turizm bölgelerinde, otellerde aylarca ailesinden uzak, ağır şartlar altında çalışarak geçimini sağlamaya çalışıyor.

Bekâr gençler artan altın ve düğün masrafları yüzünden evlilik hayalini erteliyor.

Evli olanlar çocuklarının geleceği için hayatla mücadele ediyor.

Bu gurbet yolculukları ne yazık ki bazen cenazelerle sonuçlanıyor.

Henüz hayatının baharında olan gençler, ekmek kavgası verirken iş kazaları ve çeşitli sebeplerle hayatlarını kaybediyor.

Son dönemlerde bu acı haberlerin artması hepimizin yüreğini yakıyor.

Kim bilir bu insanlar ne şartlarda, ne ortamlarda, hangi zorluklar içinde çalışıyor?

Van’ın sorunlarına çözüm üretmesi gereken, proje geliştirmesi gereken, istihdamı artırması gereken sorumluluk sahipleri ise çoğu zaman sahada değil; vitrinlerde görünüyor.

(Düğünlerde, derneklerde, açılışlarda, gezilerde, sosyal etkinliklerde boy gösterenler elbette var.

Görevini layıkıyla yapanlara sözümüz yok.)

Ancak toplumda oluşan algı nettir:

Kalıcı projelerden çok, görüntü veren faaliyetler öne çıkıyor.

Kamu kurumlarında ve özel sektörde yapılan iş alımlarında Van’ın öz evlatlarının yeterince yer bulamadığı da herkesin konuştuğu bir gerçek.

İmkânlar çoğu zaman dar bir çevrede dönüp dolaşıyor.

Oysa Van’da ciddi bir işsiz genç nüfus var.

Bu şehirden kazanan, bu şehrin değerleriyle büyüyen insanların; Van’ın gençlerine karşı daha güçlü bir sosyal sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.

Sadece kendi iş yerinde birkaç kişiyi istihdam etmekle yetinmek, bu tabloyu değiştirmeye yetmiyor.

Başta halkın oyuyla seçilen milletvekilleri olmak üzere;

kamu yöneticileri,

sivil toplum kuruluşları,

meslek odaları,

kanaat önderleri ve tüm karar vericiler için ortak bir sorumluluk vardır:

Van için çalışmak.

Van’ı hakkıyla temsil etmek.

Van’ın kalkınması için elini değil, gövdesini taşın altına koymak.

Koltuklar geçicidir.

Makamlar fanidir.

Kalıcı olan; geride bırakılan hizmettir, katkıdır, vicdandır.

Bir şehir binalarla değil, insanıyla büyür.

Gençlerine umut veren şehirler ayakta kalır.

Gençlerini gurbet yollarına mecbur eden şehirler ise kan kaybeder.

Van’ın öz evlatları bu şehrin en büyük zenginliğidir.

Onlara sahip çıkmak, Van’ın geleceğine sahip çıkmaktır.

Van’ı uzaktan sevmekle,

“Vanlıyım” demekle,

sosyal medyada övmekle olmaz.

Van’a yerinde, sahada, somut adımlarla sahip çıkmak gerekir.

Van’ın evladı öksüz kalmasın.

Van’ın genci kaderine terk edilmesin.

Van’ın insanı gurbet ellerde yalnız bırakılmasın.

Bu şehirde güç de var, potansiyel de var, irade de var.

Yeter ki bu güç, Van’ın evladı için kullanılsın.

Van için yazılan her söz kıymetlidir.

 Van için vefa göstermek ve eser bırakmak kıymetlidir.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: