İstanbul’da Gazze için bir araya gelen 50 ülkeden 150 kadar alim bir haftada onlarca toplantı yaptı. Raporlar hazırladılar, devletler, üniversiteler, hukukçular, STK’lar, iş insanları ve tüm insanlar için tavsiye kararlar aldı.
Yeni Şafak’tan Rabia Şenol’un haberine göre 22 Ağustos Cuma günü Eyüp Sultan Camii’nde cuma namazının ardından başlayan toplantılar dizisi bugün Ayasofya Camii’nde açıklanacak sonuç bildirgesiyle sona erecek. İslam alimlerinin Ayasofya’dan tüm dünyaya ve özellikle de İslam dünyasına Gazze çağrıları olacak.
Dünya Müslüman Âlimler Birliği ile Türkiye İslam Âlimleri Vakfı işbirliğinde düzenlenen ve 50 ülkeden 150 İslam aliminin katıldığı “İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze” konferansı, 22 Ağustos Cuma günü Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kıldırdığı cuma namazının ardından başladı. Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen konferans kapsamında, Türkiye’ye gelen farklı ülkelerden âlimler bir hafta boyunca Gazze’deki insani kriz, Filistin meselesi ve Müslümanların dayanışma sorumluluğu üzerine kapsamlı çalışmalar yürüttü. Konferansın sonuç bildirgesi bugün Ayasofya Camii’nde kılınacak cuma namazının ardından açıklanacak. Alimler, hazırladıkları rapor ve çözüm önerileriyle Gazze için artık somut adımların atılması gerektiğine vurgu yaparak, İslam ümmetini birlik olmaya davet edecek.
Alimler, İsrail’in savaş suçlarının uluslararası hukuk zemininde yargılanması için BM kararlarının kullanılmasını ve Avrupa başta olmak üzere evrensel yargı yetkisine sahip ülkelerde dava süreçlerinin hızlandırılmasını önerdi. İsrail’e silah ve lojistik sağlayan devlet ve şirketlere karşı davalar açılması, boykot mekanizmalarının işletilmesi ve sürekli bir hukuk ekibinin kurulması gerektiğine dikkat çekildi.
Bir hafta süren konferanslar boyunca Filistin’in tarihi süreci ve karşılaşılan zorluklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Osmanlı’nın çöküşü, Balfour Deklarasyonu, Nakba, Oslo Anlaşmaları ve Gazze Ablukası gibi kritik dönemeçler, Filistin davasının güç ve zayıflık noktalarıyla birlikte ele alındı. Alimler, Arap rejimlerinin normalleşme politikaları, Batı’nın çifte standartları ve birleşik eylem eksikliği gibi faktörlerin Filistin mücadelesini zayıflattığını belirtti.
Konferansın ikinci ayağında Mescid-i Aksa ve Kudüs meselesi detaylı şekilde ele alındı. Bireylerden devletlere kadar herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtildi. Kudüs’te ev ve arsaların satılmasının dinen yasaklanması, medya ve eğitim yoluyla bilincin artırılması, vakıflar ve sosyal projelerle destek sağlanması ve gençlerin liderlik kapasitesinin geliştirilmesi öne çıkan öneriler arasında yer aldı. Katılımcılar, Filistin’in kurtuluşunun sadece konuşmalarla değil, somut projelerle mümkün olacağını ve ümmetin bu projeleri şimdi hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.
Atölye oturumunda, uluslararası hukukta “soykırım” kavramı ve bu suçun durdurulmasına yönelik mekanizmalar ele alındı. Katılımcılar, İsrail’in Gazze’deki işlediği soykırımın derhal durdurulması için iki yol bulunduğunu vurguladı: Birincisi doğrudan siyasi ve hukuki girişimler ile Birleşmiş Milletler kararları ve ulusal yasaların uygulanması; ikincisi ise dolaylı yollarla uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek. Bu çerçevede, İslam ülkelerinin siyasi, askeri ve ekonomik bir ittifak kurarak harekete geçmesi gerektiği, halkların da hükümetlerini baskı altına alarak adım atmaya zorlaması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, belgelenmiş delillerin toplanması, soykırımın uluslararası mahkemelere taşınması, medya aracılığıyla işlenen suçların teşhir edilmesi ve küresel çapta kitlesel gösteriler düzenlenmesi önerildi.
KAYNAK: YENİ ŞAFAK
HABER İLE İLGİLİ YORUMLARINIZI EKLEYEBİLİRSİNİZ?
……………………………….. BAŞKA HABER OKU ……………………………………