Yaşar Adıyaman
  08-03-2021 13:32:00

yoz mevsimi

göz boyamalı çiçeklerin

raflardan caddelere görüntüsü

dağ çiçeklerine pek benzemiyor,

yapay ışıklara bakan gözler durgun

gece vurgunu zaman treni

ay şavkını denize yansımaktan yorgun

sahte tebessüm birikintisi yüzler

boş caddeler de geziniyor

 

fiyakali caddelerin çapraz köşeleri

hummalı kalem görüntülü insan halkaları doluşmakta

pipo sarılı duman örgüsü parmaklar arasında

yapay kirpikler göz kırpmakta caddelere

Yapay kokulu ve yapay kadın alametleri

bakışmakta kaldırım taşlarına

 

yapay çiçeklerin renk cümbüşü

hiçbir dağ çiçeği kokusunu vermiyor

döllenmez bir çoğunluk

beton yığınları ile işgal etmiş kentleri

çabasına yenik düşmüş doğa sanki

her yer yoz mevsimi

 

buz sarkıtlarına ayaz düşünce

mevsim biraz da kış,

üşütmüş kafalar volta atıyor

çıkmaz sokaklara

evsizler bir battaniyeye hasret

sarhoş ise polis ile çatışmakta

çöpleri karıştıran yetim çocukların bakışları

kağıt toplayan intihara meyili adamlar

hileli şans oyunlarına bel bağlamakta

memur ve mamur kesimi

bir ülkenin ortalama insan topluluğu hali

bir şehrin kalemleri esir düşmüş

bir ülkenin dili yok sanki

haydutlar çehresine yüksek duvarlar örmüş

çehresi boyalı kadınlar mil çekmiş göreneklere

yoksul ölümü düşünmekte

başka çaresi yok gibi

tükenmişlik birazda mecburi

her şey biraz yoz mevsimi

 

tüm kilitleri içinde kırılıyor kapıların

kuşlar buz sarkıtlarına vuruyor tüylerini

dikenler kirpik diye batmakta göz irislerine

doğruyu söylemekten imtina dilekçelere

maruz bırakılıyor keskin ve cesur kalemler

korkaklar baş kesiyor, olmayan başlarına

yalama vidalar gövdeden düşmekte

gözden ve hayadan düştükleri gibi

davaları menfaate göre taraftır

onun için arafta düğümlenir yoz mevsimi

 

kalem yazamıyorsa

düşünürler dört duvar karanlığına esirse

ölüm biraz gerekli sanki

iğrenç ötesi bir karanlık kaplıyor duyguları

biraz ahlaksızlık çok ahlaksızlığa yenilmekte

görüntü yoz mevsimi

 

kimseye uğramadan

yalnızlığı yoldaş edinmektir gaye

dağ çiçeklerine ulaşmak için

ümitli bir sabah yalnızlığına sığınmakta özgürlük

anahtarı içinde kırılan kapıları açma ümidi doğmakta zaman ötesine

bahar kokulu dağ çiçeklerine kavuşma

mutluluğu sarıyor yeniden sarnıçları

Ama vakit yoz mevsimi

 

sokaklar da yapay çiçek satan kadınlar

ülkenin unutulmuş kokularını hatırlatmakta

filtresiz kömür ocaklarının dumanı

kenti esir almakta

burun direğini indirmekte kirlilik

tüm renkler gri

yapay çiçekler hariç

kokular sindirilmiş bedenlere

kadınlar silindirden geçerken sabah olmakta

bu ilk değil üstelik

yine ahlaklı takılacak hiç

çünkü yürekler yoz mevsimi

 

meyve vermeyen ağaç

kirlenmiş toprak

maya tutmayan bakraç döngüsü

doğa ile savaşmakta

doğa savaşı bu alamet

iç geçirmekte âmâ

hiçlik için de bir şema

bu gölet

bu set

yeşil rengini ve doğallığını bulunca

yoz mevsimi bahar olacak elbet

 

.....yaşar adıyaman

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI