Prof. Dr. Lokman Aslan
  28-01-2017 23:46:00

Doğanın Rahmi Olan Sulak Alanların Yok Edilmesi

Doğanın Rahmi Olan Sulak Alanların Yok Edilmesinin Yabani Hayvanlara Etkisi

 

İnsanlığa sunulmuş en büyük nimet olan su; tüm insanlığın ortak malıdır. Deniz, göl ve ırmak gibi su kaynakları kimsenin mülkiyetinde sayılmaz.

 

Her canlının bunlardan yararlanma hakkı vardır.

 

İnsanların ilk yerleşim yerleri deltalar, taşkın ovalar, göl ve akarsu kıyıları olmuştur. Mısırlılar, Mezopotamyalılar, Çinliler, Hintliler, İnduslar, Aztekler gibi pek çok topluluk binlerce yıl sulak alanlarla iç içe yaşadılar.

Her yıl yenilenen verimli taşkın ovalarda tarım ve hayvancılık yaptılar, sazından, balığına ve kuşuna sulak alanların sağladığı imkanlarla büyük medeniyetler kurdular.

,

İnsanlar yeryüzüne yayılacak gücü sulak alanlar sayesinde elde etti.

 

Milyonlarca insanın ölümüne yol açan sıtmanın kaynağının sivrisinek olduğunu öğrenince,  insanların sulak alanlara bakışı değişti.

Sıtmayı önlemenin tek ve kesin çözümünün bataklıkları kurutmak olduğu kabul edildi. Toplumda bu anlayış o kadar benimsendi ki, büyük ve karmaşık problemlere köklü ve kesin çözümleri önerirken "sivrisineği öldürmek yetmez bataklığı kurutmak gerek" deyimi en yaygın kullanılır deyimlerden biri olarak kültürümüzdeki yerini aldı.

 

Doğal ya da yapay, sürekli ya da mevsimsel, tatlı, acı ya da tuzlu, durgun ya da akan su kütleleri, bataklıklar, turbalıklar ve gelgitin çekilmiş anında derinliği altı metreyi aşmayan sular sulak alan olarak tanımlanır.

 

Sulak alanlar, yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemlerini oluşturmaktadır.

 

Bu alanlar yöre insanlarına geniş yelpazede hizmet veren oldukça karmaşık doğal sistemlerdir.

Yeryüzündeki başka hiçbir ekosistemle karşılaştırılmayacak ölçüde işlev ve değerlere sahiptir.

 

Sahip olduğu bi1yolojik çeşitlilik nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilirler.

 

Sulak alanlar kirletici besin maddelerini tutarlar.

Havzalardan taşınan materyalin çökeldiği bir havuz görevini görürler.

Bu özelliği ile suyu temizler ve suyun kalitesini artırır.  

İnorganik besin maddelerini organik forma dönüştürürler.

İnsan ve hayvan atıklarının da sudan uzaklaştırırlar.

Akarsularla taşınan sediment genellikle besin maddeleri, pestisid ve ağır metalleri de beraberinde taşıdığı için, içme sularının kirlenmesi önlerler,

Deniz ve göl yaşamını olumlu yönde desteklerler.

 

Sulak alanlar, yavaş su akışına sahiptirler. Bu nedenle bu alanlarda toz, kil ve organik bileşiklerin birikimi fazladır.

Bir yağış havzasında meydana gelen yüzeysel akış, sulak bir alana ulaştığında, bu alanın doğal yapısı ve vejetasyonu nedeniyle yavaşlar ve depolanır.

 

Besin maddeleri, su içi canlılarının büyümesini sağladığı gibi, çevredeki yaban hayatının ve tarımsal ürünlerin gelişimine katkıda bulunurlar.

 

Suyun hızlı aktığı dönemlerde ise sulak alanlar bir kaynak görevi görmektedir. Bu döngü alglerin büyümesi, balık üretimi, suyun kalitesi ve aşağı havza kesimlerindeki ekosistemlerin yenilenme sürecine katkı sağlar.

 

Sulak alanlardaki bitki kökleri toprağı tutmakta, ayrıca dalga hareketini ve akış hızını yavaşlatarak kıyı erozyonunu engellemekte ve nehir kenarlarının ve kıyıların doğal yapısının bozulmamasına yardım etmektedirler.

 

Taşkın sularını geçici olarak depolama ve yavaşça serbest bırakma özelliklerinden dolayı, aşağı havzalarda yaşayanları taşkın zararlarından koruma işlevi görürler.

 

Sulak alanlar; azot, kükürt, metan ve karbondioksidin küresel döngüsünde önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

Organik topraklarda ve turbalarda önemli miktarda karbon biriktiren ve toplayan rezervuarlardır.

 

Yeryüzündeki en fazla biyolojik üretim yapan verimli ekosistemler olarak bilinen sulak alanlar, verimlilik bakımından tropikal ormanlara rakip konumundadırlar.

Birçok bitki ve hayvan habitatı için uygun ortamlardır.

 

Sulak alanlar fazla sayıda hayvan ve bitki türüne yaşama ve üreme ortamı sağlarlar ve çok sayıda tatlı ve tuzlu su balığının da yaşam döngüsünde önemli bir yer tutmaktadır.

Balıklar için yumurtlama, barınma ve avlanmadan korunma ortamı olarak hizmet etmektedir.

Birçok kuş türü, hem göçleri sırasında dinlenme ve barınma yeri olarak hem de yırtıcılardan korunmak için sulak alanlardan faydalanmaktadırlar.

 

Hem karada hem suda yaşayabilen hayvan türleri için üreme ortamı olarak kullanılan sulak alanlar, birçok memeli ve nesli azalmış ve tehlikede olan canlı türlerini barındıran ekosistemlerdir.

 

Doğanın rahmi denilebilecek sulak alanlar;

Erozyonu önleyici,

Su kalitesini artırıcı,

Çevre kirliliğini önlemesi,

Canlıların üreme, beslenme ve barınma yeri olması,

Avcılık, balıkçılık kereste, turba üretimi,

Çayırların ve sazların otlatma alanı ve farklı amaçla kullanılması,

Kuş cenneti, göl, doğa harikası alanlardaki yaşamı görmek ve rahatlamak için, insanlar sulak alanları ziyaret ederek eko turizme büyük katkı sağlarlar..

 

Tarihin ilk zamanların olduğu gibi, yerleşim yerlerini yine dere, ırmak, nehir, sulak alan göl delta ova ve denizlerin kenarında verimli ve doğa harikası alanlarda seçmektedir.

 

Sulak alanlar iklim, yeni tarım alanlarının açılması, kentleşme, sanayileşme, tarımın makineleşmesi, suyun aşırı kullanılması gibi yöresel ve bölgesel çevresel faktörlerden etkilenmektedir.

Bu nedenlerin birinden veya bir kaçından etkilenen sulak alanlar yok olmaktadır.

 

Nasıl insanda rahim hastalandığında, erken doğum, sakat çocuk, üretkenlik durması ile insanın soyu tehlikeye girerse; tabiatın rahmi olan sulak alanlar yok olduğunda doğal hayatın dengesi bozulur.

Bundan ilk önce o bölgede yaşayan bitki ve hayvanlar etkilenirken en büyük zararı insan görüyor.

  

Kuş cenneti denilen sulak alanlarda bile, kuş sesi duymak artık mümkün değil.

Kuşlar suyun var olduğu yerlere göç ederken; kaçma şansı olmayan balıklar, sürüngenler, kurbağalar ve ekolojik denge de hayati öneme sahip birçok canlı ölüyor.

Nesli tükenip yok oluyor.

 

Sulak alanlara hangi nedenler ne kadar zarar veriyor,  bilinmese de, bilinen bir şey var ki, o da ülkemizde son 40 yıl içinde 1 milyon 300 bin hektar sulak alanın çeşitli müdahalelerle kurutulduğu ve işgal edildiği gerçeğidir.

 

Ülkemizde 1953 yılından bu yana 405 bin hektar sulak alan habitatı, kurutma ve ıslah projeleri ile yok edildi.

 

Bu müdahalelerle tahrip edilen sulak alanlar sonucu, doğanın dengesi bozulunca, seller, yaygın ve etkili bir kuraklık söz konusu oldu.


Kurutularak tarıma açılan sazlıklar ise, birkaç yıl verimli oldu, ondan sonra tamamen çorak bir alana dönüştü.

 

Son çeyrek asra kadar sulak alanların ve göllerin çevresindeki köylerin balıkçılık ve sazcılık ile geçindiğini, bugün ise alanların kuruduğu için insanlar büyük kentlere göç ettiklerini ve köyler boşaldığını görürüz.

 

Sulak alanlar yok oldukça, ülkemizin önemli bir biyolojik zenginliği de azalmakta buna paralel olarak son yıllarda gelişen eko-turizmde zarar görmektedir.

 

İnsan çevresine baktığı zaman gözünün önünde doğal hayatın ayrılmaz parçası olan sulak alanların nasıl yok edildiğin canlı şahitliğini yapabilir.

 

Yaşadığı mahallesinin, köyünün, kasabasının, ilçesinin, ilinin, bölgesinin ve ülkesinin sulak alanlarının yerinde şimdi nelerin işgal ettiğini hemen görür.

 

Derlerin, ırmakların, göletlerim, göllerin nasıl yok olduğunu bu değerlerimizle birçok canlının yok olduğunum hemen farkına varırız.

 

Sadece birkaç tanesini hatırlatayım; kurbağa, ağustos ve cırcırböceği kuş sesi duyanınız var mı.

 

Hiç kardelen çiçeği  gördünüz mü. Çiçeklerinden taç yaptığınız bitkileri. Laleleri, sümbülleri susamları, rengarenk açan çiçekleri ve içinde arıları ve yaratılış harikası kelebekleri  seyrettiniz mi

,

Bahar gelince her sene yuvasına dönen leyleği tekrar gördünüz mü.

 

Yavrusunu pamuğum diye seven, akşamları bahçenizi ziyaret eden kirpiyi hatırlarmısınız

 

Ağaçlara yuva yapan kuşları ve yuvadan düşen kuş yavrularını görebiliyor musunuz.

 

Bilmecelere konu olan evini sırtında taşıyan kaplumbağalarla hiç tanışmadınız mı

 

Yolda giderken önünüzden uçan keklik bıldırcın, kertenkele veya ağaçlara sıçrayan sincaplar nerede.

 

Çekirgeler, karıncalar en önemlisi uğur böcekleri nereye gitti.

 

Yılandan akrepten, fareden, gelincikten, sansardan, tilkiden, kerkenezden, atmacadan, şahinden, kartaldan, akbabadan, baykuştan, puhudan haberimiz var mı.  Bunlara ne oldu.

 

Sulak alanları yok olması sonucu, şimdi yakınımızda ve çevremizde göremediğimiz bu değerleri yarın ülkemizde de göremeyeceğiz.

 

Ayrıca kuralık, çölleşme, erozyon, sel baskını, suların kirlenmeden ve ekosistemdeki dengenin bozulmasından kurtulamayacağız.

 

Bu sonuçtan bütün canlılar etkilenecek.

 

Kaçanlar ve gidecek yer bulabilenler kurtulacak, gidemeyenler yok olacak.

 

Bu sonuçtan en çok yabani hayvanlar etkilendi ve etkilenecek.

 

Ebu Hureyre (r.a.) Peygamber efendimiz (sav), den "Kendiliğinden biten ota mani olacağından dolayı ihtiyaç dışı su fazlalığından başkasının kullanımını yasaklamayınız" hadisini nakletmiştir. bu hadisten sulak alanların korunması gerektiği aksi halde canlıların yok olacağına işaret edilmektedir.

 

Peygamber efendimiz (sav) suyun pislikten korunmasını emrederek "Sizden biriniz durgun suya abdest bozmasın ve böyle bir suda cünüplükten dolayı yıkanmasın" buyurmuştur:  bu emirle sulak alanların, akar ve durgun suların kirletilmesi yasaklanmıştır.

Yani insan hiç atığını suların içine atmamalıdır. Günümüzde ise çevreye ve canlılara zarar verecek doğal yaşamı etkileyecek tarımsal, kentsel, ve sanayi atıklarının sulara atılmaması gerekir.  

 

Bize bildirilen iki İlahi kural su, sulak alanları yok etmemek ve suları kirletmemektir.

 

Allah (cc) En’âm süresi  99 ayette “O gökten su indirendir.

İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız:

(Herbiri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.

Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın.

Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır’ buyurmaktadır.

 

 Doç. Dr. Lokman ASLAN   

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 38 23 3 12 69 36 81 +33
2 Fenerbahçe 38 21 7 10 73 38 73 +35
3 Konyaspor 38 20 10 8 66 45 68 +21
4 Başakşehir FK 38 19 11 8 56 36 65 +20
5 Alanyaspor 38 19 12 7 67 58 64 +9
6 Beşiktaş 38 15 9 14 56 48 59 +8
7 Antalyaspor 38 16 11 11 54 47 59 +7
8 Fatih Karagümrük 38 16 13 9 47 52 57 -5
9 Adana Demirspor 38 15 13 10 60 47 55 +13
10 Sivasspor 38 14 12 12 52 50 54 +2
11 Kasımpaşa 38 15 15 8 67 57 53 +10
12 Hatayspor 38 15 15 8 56 60 53 -4
13 Galatasaray 38 14 14 10 51 53 52 -2
14 Kayserispor 38 12 15 11 54 61 47 -7
15 Gaziantep FK 38 12 16 10 48 56 46 -8
16 Giresunspor 38 12 17 9 41 47 45 -6
17 Çaykur Rizespor 38 10 22 6 44 71 36 -27
18 Altay 38 9 22 7 39 57 34 -18
19 Göztepe 38 7 24 7 40 77 28 -37
20 Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 27 71 20 -44
Takım O G M B A Y P AV
1 MKE Ankaragücü 36 21 8 7 56 31 70 +25
2 Ümraniyespor 36 21 8 7 64 37 70 +27
3 Bandırmaspor 36 19 12 5 56 34 62 +22
4 İstanbulspor 36 17 10 9 57 40 60 +17
5 BB Erzurumspor 36 16 10 10 55 44 58 +11
6 Eyüpspor 36 15 9 12 56 44 57 +12
7 Samsunspor 36 13 11 12 54 46 51 +8
8 Boluspor 36 14 14 8 42 44 50 -2
9 Manisa FK 36 14 15 7 45 44 49 +1
10 Tuzlaspor 36 13 13 10 45 44 49 +1
11 Denizlispor 36 14 15 7 46 50 49 -4
12 Keçiörengücü 36 13 14 9 45 47 48 -2
13 Gençlerbirliği 36 14 16 6 44 54 48 -10
14 Adanaspor 36 12 15 9 40 44 45 -4
15 Altınordu 36 14 19 3 45 62 45 -17
16 Kocaelispor 36 12 16 8 40 49 44 -9
17 Bursaspor 36 12 16 8 43 53 44 -10
18 Menemenspor 36 8 14 14 42 57 38 -15
19 Balıkesirspor 36 3 30 3 26 77 12 -51
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/08/2022 Trabzonspor vs Hatayspor
 13/08/2022 Kayserispor vs İstanbulspor
 13/08/2022 Adana Demirspor vs Sivasspor
 13/08/2022 Galatasaray vs Giresunspor
 14/08/2022 Gaziantep FK vs MKE Ankaragücü
 14/08/2022 Ümraniyespor vs Antalyaspor
 14/08/2022 Alanyaspor vs Beşiktaş
 15/08/2022 Konyaspor vs Başakşehir FK
 15/08/2022 Kasımpaşa vs Fenerbahçe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/08/2022 Altay vs Samsunspor
 13/08/2022 Manisa FK vs Boluspor
 13/08/2022 Çaykur Rizespor vs Keçiörengücü
 13/08/2022 Eyüpspor vs Denizlispor
 13/08/2022 Gençlerbirliği vs Altınordu
 14/08/2022 Bodrumspor vs Yeni Malatyaspor
 14/08/2022 Sakaryaspor vs Göztepe
 15/08/2022 Adanaspor vs Tuzlaspor
 15/08/2022 BB Erzurumspor vs Pendikspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI