Meyrema Ozmus
  01-06-2017 16:55:00

Biz mi aç ve susuzuz?

Sonunda 11 ayın sultanı Ramazan geldi. Nefsin terbiye edilmesi gereken bu ayın on bir ayın sultanı olmasının asıl nedeni kutsal kitap Kuran’ın indirilmeye başlandığı ay olmasıdır.

 

İmsakiye 2017 sahur vakti ve iftar saatlerine göre Türkiye'de yaşayanlar bu yıl 17 saati aşkın süre oruçlu olacaklar. En kısa oruç Ramazan’ın ilk günü tutulacak ve iftar her gün biraz daha ileri gidecek.

Haziran ayı yılın en uzun gündüzünü  yani 21 Haziran 2017 içinde barındıran bir ay olduğu için 2017 yılı da en uzun oruçlu olacağımız zamanlardan biri. Orucunu ilk açan doğu illeri, geç açanlar ise batı illeri bu yılda. Ülkenin doğusunda yaşadığımız için mutlu olalım diyesim var.

 

 Güzel memleketim Van, Van 2017 İmsakiye 'sine göre ilk sahur vaktine saat 02.55'de girdi, Van ilk iftarını da saat 19.29'da yaptı yani ilk orucunu açan illerden biri. Dünya geneline baktığımızda en kısa oruç tutacaklar, 9 saat ile Arjantin’in  en güneyinde yer alan Ushuaia’da, en uzun oruç tutacaklar ise 22 saat 34 dakika ile beyaz gecelerin yaşandığı Kuzey Kutbuna yakın bölgelerdeki insanlar  olacak.

Bence hiç kimse  Kuzey Kutbunda yaşamak istemezJ  Şunu da belirteyim sağlıklı bir vücudun açlığa ve susuzluğa  dayanma süresi 10,14 gün arasında değişmekte. Tabi bu durum vücudun direnciyle de bağlantılı.

 

Neden bunları açıklıyorum. Ramazanda ne kadar aç kalacağımızı merak ettiğimden mi? Elbette ki hayır. Bunları açıklamamın sebebi on bir ayın sultanı olan Ramazan ayında yaşadığım açlığın bana dünyada birçok insanın diğer tüm ayları Ramazan ayı gibi yaşadıklarını hatırlattı.

 

Ya da doğru ifade şu olsa gerek; aç kalmasına gerek kalmayan zaten tüm yılı açlıkla mücadele ederek geçiren insanları hatırlattı. Belki de bu insanlara Kuzey Kutbu orucu tutan insanlar demeliyim ama olmaz çünkü 22 saat 34 dakika s en lezzetli ve en süslü yemeklerin olduğu bir sofra kurulacak. Sonuç itibariyle gıdasızlıktan içine çekmiş olan karın  22 saat 34 dakika sonra tıka basa dolmuş olacak. Üstüne  bir de aşırı yemekten vücutta bir ağırlık olacak. Fakat benim bahsettiğim bu değil. Benim bahsettiğim açlıktan ölüm noktasına gelmek ve yiyecek bir şey bulamadığı için ölmek.

 

Biliyor musunuz bir günde 12 milyar insani doyuracak besin üretilirken 7 milyar bile olmayan dünya nüfusunun yarısı aç kalıyor. Bir taraf günde altı ekmek israf ederken diğer taraf bir lokma ekmek bulamıyor.

 En yeni kıyafetleri giymek en son  model telefonları kullanmak ise cabası. Hatta bu cümleyi süslemek gerekirse; kimi ekmeğe, suya aç kimi son model telefona aç…Portakal şeklinde şu güzelim dünyada her şeyden fazla tüketmek yerine paylaşarak tüketmeyi denesek ne güzel olurdu.

 

 

Bakın Kuran-ı Kerimin Fecr Suresinin 17 ve 18. Ayetleri ne söylüyor: ‘Hayır; siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.’ Evet biz yaşamadığımız, hissetmediğimiz  kötü hali başkasında görünce de vicdanımız hareketsiz kalıyor ne yazık ki. Merhametle  ve iyilikle yoğrularak yaratılmış insanoğlu düşmeden düşenin halini bilmiyor. Şuan bir çoğumuz aç ve susuzuz. Şu güzelim ayda yaşadığımız açlığı sadece açlık olarak geçirmeyelim. Şunu bilmeliyiz :Bir yerlerde aç ve susuzluktan ölen veya ölüme mahkum edilen insanlar var…

                                                             Meyrama Ozmus

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI