Erol ÇAKIL
  11-10-2017 08:05:00

Kardeş kavgası

Ne güzel söylemiş Cahit Sıtkı TARANCI,


Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.


Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.


Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

 

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

 


Kardeşler arasındaki duygu istemekle başlar. İlk adımda şekillenir beden... Ve devam eder hayat…


Düştüğünde yanında olmak… Sıkıştığında el uzatmak… Kardeşin, kardeşinin arkasında dağ dibi durmak…


Zamanın su gibi aktığını düşünmeden kardeş gibi yaşamak…
Kardeş memleket gibidir, ne zengin fakir ayrımı, ne de sen ben farkını gözetmeksizin olduğu gibi sevmek ve kabul etmektir.


Paylaşmaktır kardeş, yaşadıklarını, kazandıklarını… Birlik olmaktır dosta düşmana karşı…
Menfaatsiz, çıkarsız bölüşebilmektir ekmeğini. Kardeş vatan gibidir, yeri hiçbir zaman doldurulamaz. Kardeş candır, kandır yeri geldiğinde feda edilen…


Hep derler büyüklerimiz: Mal da mülk de geri gelir ama kardeş geri gelmez. Kardeş ilişkileri toprak gibidir, sınırlarını iyi çizmek gerek. Büyük kardeş her zaman küçüğünü kollar, küçük de her zaman büyüğünü sayar. Bu hep böyle gelmiş böyle de gider mi bilemem…


Tabi gelişen dünya düzeninde bu aile kuralları ne kadar etkili olur? Aile bağları açısından düşündürücüdür.


Dünya malını kendilerine rehber edinen aile bireylerinin sonlarının hüsran olduğunu hatırlatmak isterim.


Zaman durmadan akıyor. İnsanlar hızla değişiyor. İnsan, değişen dünyaya ayak uydurmak için bazen yaşadıklarında soyutlama gereksimini duyar.
Örfünü âdetini, yeri geldiğinde kültürünü, yaşam tarzını ve hatta geldiği yeri bilen, unutan, hatırlamak istemeyen insanlara denk geliyoruz.


Bu değişme aile düzenlerinin bozulmasına, birbirlerine karşı duyulan sevgi ve saygının yok olmasına neden olurken, dünya malı için kardeş kavgalarına şahit olmaya başlıyoruz.
Daha düne kadar memleket gibi aynı suyu içen, aynı havayı soluyanlar, yerlerinin kendilerine dar gediğini söyleyerek büyük aile olaylarına zemin hazırlıyorlar.


Tabi bu geçmişten gelen bir şey, insanların bir birine karşı tahammülsüzlüğü, yerini hep üzücü olaylara bırakmıştı.


Bu gün üzerinde yaşayıp kavga ettiğimiz mülkün asıl sahibini unutuyoruz. Anne, baba, kardeş hakkı dinlemeden kendimize mal etmeye çalışıyoruz.


Oysaki ölüm hiç aklımıza gelmiyor.
Bu gün dünya üzerinde zengin olup da bir damla suyla, bir patatesle, bir kuru ekmekle yaşamaya çalışan veya bir ömür boyu yatalak kalan nice zenginler var.


Eey nerde kaldı o zenginlik…

Bazen çok iyi düşünmek ve iyi analiz etmek lazım, bir anlık öfke geri dönülmez hatalara mal olabilir. Dünya malı dünyada kalır. Hiçbir zaman da kimseye yar olmamıştır. Yokluğu bir dert fazlası da başa bela olmuştur.


Sonuç olarak;

Kardeş memleket gibi olsun

Ne başta dert, ne gönülde haset olsun

Kardeş kavgasına neden olan dünya malı

Bir kenarda dursun…
 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI