Bugun...


Prof. Dr. Şakir Gözütok


facebook-paylas







Hıristyanlık ve İlim
Tarih: 12-05-2017 07:29:00 Güncelleme: 12-05-2017 07:29:00


Katolik Kilisesi, kendini dinin merkezine alan bir anlayışı ortaya koymak için “Kilise dışında kurtuluş yoktur” modelini ortaya attı. 

‘Kilise dışında kurtuluş yoktur’ ifadesi, aynı zamanda Katolik Kilisesi İlmihalinin 846. Paragrafının ilk cümlesidir. Böylece her Hıristiyan, kurtulmak için kilisenin kapısını çalmak zorundaydı. Bu anlayışı bir doktrin haline getiren kişi, Aziz Kipriyanus (ö.258) adındaki Kartacalı piskopostur. Kilise, ortaya attığı bu modelle çok erken dönemde kendini sağlama almış görünüyordu.

 

Artık Hıristiyanlık, Hz. İsa’nın ve Havarilerin getirdiği anlayışı, kendine göre aşmış ve genişletmişti. Dini yaşantının başlangıcında rahatlıkla hayata geçirilen İncil, Kilisenin çerçeveyi kırmasıyla ekseninden kaymış oluyordu. 

 

Hıristiyanlık, Yunan Felsefesi ile karşılaşmasından sonra İncil’deki tabirlerin anlaşılması, felsefî yorumcuların insafına terkedildi. Daha önce kilisenin gerçekleştirdiği dini çerçevenin değişimini, bu felsefî yorumcular bir kez daha gerçekleştirmiş oldu.  Böylece Hıristiyanlık anlayışı birkaç kırılmaya ve evrilmeye başlamıştı artık. Özellikle İskenderiye Okulu filozoflarının yaklaşık iki yüzyıl süren Hıristiyanlıkla Yunan Felsefesini uzlaştırma gayretleri, felsefeyle İlahî olanı kaynaştırmayı başarmıştı. Bunun sonucunda din de, eski özgünlüğünden çok şey kaybetmişti. 

 

Özgün olmayan din, kilisenin naslarını itiraz edilemez kanunlar olarak gösteriliyordu. Artık kilisenin ortaya koyduklarının dışında kimse söz söyleme hakkını kendinde bulamazdı, velev ki bu ilim adına da olsa. 

 

Meşhur astronom Théon’un kızı riyaziyatçı Hypatia, Başpiskopos Kyril adındaki bir papazın teşvikiyle İskenderiye’de halk tarafından parçalanmıştı. Adnan Adıvar, Tarih Boyunca İlim ve Din adlı eserinde “ilmin ilk şehitlerinden biri galiba budur” der. İlki bu olabilir, ama daha çok kişi ilim adına canını vermek için sıralarını bekleyeceklerdir.

 

Antik Yunan Felsefesinin etkisiyle Güneşin dünya etrafında döndüğünü esas alan Hıristiyanlık, bu inancını Tanrının varlığına da bir temel olarak ortaya koyuyordu. İnanılanın tersine, dünyanın Güneş etrafında döndüğünü ispat eden Copernicus, yaptığı şeyin bir “bilimsel devrim çağı”nı başlatmaktan ve bir keşiften çok, kilise ile savaş olduğunun farkındaydı. Bu yüzden eserinin yayınlanmasını ölümünden sonraya bırakmıştı. 

Zira Kilise ile savaş, canla ödenen bir bedeli gerektiriyordu. Batı dünyasında ilmi gelişmeler, ilim ehlinin bedelini kanıyla ödeyerek bugünlere gelmiştir. Hıristiyanlık, keskin bir kılıç gibi bilim adamlarının boynunda ve bedeninde gezinmiştir bir zaman, nice canlara kıymıştır.

 

Kıyılan bu canlardan biri Aragonlu Michel Servetus’tur. Sözde özgürlüğü esas alan Protestan mezhebinin bir kolu olan Kalvinizmin kurucusu Calvin, Cenevre’de bu ilahiyatçı tabibi hafif ateş üzerinde pişire pişire yakmıştı. Harvey’den evvel ciğerlerde kan dolaşımını keşfeden bu zavallı hekimin yegâne günahı Hıristiyanlık akidesinde Calvin’in düşündüğü gibi düşünmemekti.

Adnan Adıvar, bir başka bağnaz Hıristiyan anlayışının ilim adamlarına kıyışına şu örneği de verir: Druno, İtalya’dan Paris, Cenevre ve İngiltere’ye kaçmıştı. Fakat asilzade bir gencin daveti ile Venedik’e dönerek 1592 senesinde bu hain talebesinin ihbarı ile engizisyon mahkemesinin eline düştü ve ilhad ile itham olundu. 

Sekiz sene hapishanelerde süründürüldü. Birçok defa sözlerini geri almak teklifi karşısında bulundukça, “doğru bildiğim sözden dönmem” cevabını verdi. Nihayet meşhur “kan akıtmadan ceza verilmek” kaydıyla idama mahkûm oldu ve hâkimlerine: “Benim hükmümü dinlerken ürktüğümden ziyade sizler bu hükmü verirken korkuyorsunuz” sözlerini söyledi. 1600 senesi Şubatının yedinci günü Roma’da Campo dei Fiori meydanında odunlar üzerinde yakıldı.

 

“Savaş, dinle bilim arasındaydı, dinle bilim adamları arasında değil. Bilim adamları arasında dine aykırı görüşleri tutanlar bile, bir çatışmadan kaçınmak için ellerinden geleni yaptılar” diyor Bertrand Russel. Reformasyon sürecinde yani Kilisenin bilim adımlarının ayaklarına taktığı tasmanın çözüldüğü demlerde bile Bohemyalı reformcu Hus, Kilise’ye yönelik yaptığı bazı eleştirilerinden dolayı, Kilise Konsili kararıyla ölüme mahkûm edilmiş ve cezası yakılmak suretiyle infaz edilmiştir.

 

Batıda ilmin önünün açılması, kilisenin kapısına kilit vurulmasıyla başlar. Rönesans hareketi, papazları tahtından etmeye yönelik gayretlerin ilk adımıdır. Nasıl ki antik Yunan felsefini Hint ile Mısır kaynakları beslemişlerse, Rönesans’a da Endülüs’teki İslamî anlayış ilham vermiştir. Avrupa’da Reform hareketi ile de, ayaklara geçirilen “dinî kayıtların” sökülmesi sağlanmıştı. İngiltere’de gerçekleşen sanayi devrimi ve hemen akabindeki Fransız İnkılabı ilmin önündeki bütün setleri yıkmıştı. Batı dünyasında yankılanan “Tanrı öldü” çığlıkları, aslında Tanrı adına hükmeden kilisenin yani ilme karşı bağnaz bir anlayışın yıkıldığı nidasıdır.

 

İlmin özgürlüğü, kan deryası üzerine yazılan formüllerle çözülmüştür. Ateşte yakılan bedenler, kendilerini yakanların fikirlerini küllerinden yükselen dumanla birlikte göğün boşluğuna savurmuşlardır.

 

İlmin bu başarısı, top yekûn dinlere karşı değil, rayından çıkmış Hıristiyan anlayışına karşı elde edilmiş bir zaferdir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
    Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
  • 8. Kanispi Festivali renkli görüntülere sahne oldu
     8. Kanispi Festivali renkli görüntülere sahne oldu
  • Başkale travertenlerine yoğun ilgi
    Başkale travertenlerine yoğun ilgi
  • Çaldıran’da dere yatağı taştı!
    Çaldıran’da dere yatağı taştı!
  • Seracılık anlayışında devrim!
    Seracılık anlayışında devrim!
  • Kaz Gölü’nde muhteşem görüntü
    Kaz Gölü’nde muhteşem görüntü
  1. Van Uğur Okulları mezuniyet töreni
  2. 8. Kanispi Festivali renkli görüntülere sahne oldu
  3. Başkale travertenlerine yoğun ilgi
  4. Çaldıran’da dere yatağı taştı!
  5. Seracılık anlayışında devrim!
  6. Kaz Gölü’nde muhteşem görüntü
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ulan hangi kablo
    ulan hangi kablo
  • Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
    Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
  • Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
    Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
  • İşte İngiltere'deki patlama anı!
    İşte İngiltere'deki patlama anı!
  • Gazeteci-yazar Adil Harmancı gündeme dair konuştu
    Gazeteci-yazar Adil Harmancı gündeme dair konuştu
  • Van'da hayır çıkmasının sorumluları kimler?
    Van'da hayır çıkmasının sorumluları kimler?
  1. ulan hangi kablo
  2. Van Valisi Taşyapan imamlık yaptı
  3. Ahmet İzgi 15 Temmuz Gecesini Anlattı
  4. İşte İngiltere'deki patlama anı!
  5. Gazeteci-yazar Adil Harmancı gündeme dair konuştu
  6. Van'da hayır çıkmasının sorumluları kimler?
VİDEO GALERİ
YUKARI